Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana gelen silahlı saldırı, Türkiye'de okul güvenliği ve dijital radikalleşme tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sabah saatlerinde gerçekleşen olayda 2'si ağır olmak üzere toplam 11 öğrenci yaralandı. Saldırganın okulun 15 yaşındaki bir öğrencisi olması, şiddet eğilimli gençlerin çevrimiçi ağlar üzerinden nasıl etkilendiği sorusunu beraberinde getirdi.
Dijital ağlar ve şiddet kültürü
Güvenlik uzmanları, okul saldırılarının artık münferit olaylar olmaktan çıkıp, True Crime Community (TCC) gibi dijital alt kültürlerin bir parçası haline geldiğini belirtiyor. Özellikle Telegram ve Discord gibi platformlarda örgütlenen bu gruplar, geçmişteki saldırganları yücelterek yeni eylemleri teşvik eden bir yapı sergiliyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından C31K adlı oluşuma yönelik gerçekleştirilen operasyonlar, bu tür grupların Türkiye'deki faaliyetlerini gözler önüne sermişti.
Uluslararası bağlantılar
Araştırmalar, Türkiye'deki saldırganların uluslararası nihilist şiddet ağlarıyla temas halinde olduğunu gösteriyor. Örneğin, 2024 yılında Eskişehir'de gerçekleşen saldırının failinin yönettiği Telegram grubunda, daha sonra ABD'de okul saldırısı düzenleyen Natalie Rupnow gibi isimlerin de yer aldığı tespit edildi. Ekonomi ve Barış Enstitüsü'nün verilerine göre, Eskişehir saldırganının grubundaki 9 kişiden 4'ü, takip eden bir yıl içerisinde kendi saldırılarını gerçekleştirdi.
Uzmanlar, Columbine Lisesi Katliamı ile başlayan bu "kültürel senaryo" sürecinin, günümüzde sosyal medya aracılığıyla çok daha hızlı yayıldığını vurguluyor. Saldırganların eylemlerini birer "performans" olarak kurgulaması ve dijital dünyada şöhret arayışına girmesi, güvenlik birimlerinin mücadelesini zorlaştıran temel unsurlar arasında yer alıyor. 764, No Lives Matter ve The Com gibi yapılar, gençleri manipüle ederek onları fiziksel şiddete yönlendiren küresel bir tehdit ağı oluşturuyor.