Türkiye, enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda toryum kaynaklarını yeni nesil nükleer teknolojilerde değerlendirmek için kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Doğada serbest halde bulunmayan ve genellikle nadir toprak elementleriyle birlikte yer alan toryum, nükleer yakıt ham maddesi olarak stratejik bir önem taşıyor. Bu alandaki yerli üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen Türkiye, yüksek katma değerli teknoloji ve tedarik zinciri oluşturmayı amaçlıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel verilere göre, Türkiye'nin toryum potansiyeli oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor. Malatya-Kuluncak bölgesinde 3,8 milyon ton, Eskişehir Beylikova-Sivrihisar sahasında ise 694 milyon ton toryum rezervi bulunduğu kaydedildi. Ayrıca Eskişehir-Sivrihisar'da 380 bin 141 tonluk bir rezervin varlığı da resmi verilerle doğrulanmış durumda.
Sadece mevcut rezervlerin tespitiyle yetinmeyen Türkiye, Kayseri, Sivas, Diyarbakır ve Burdur gibi farklı bölgelerdeki sahalarda da detaylı arama ve inceleme faaliyetlerini sürdürüyor. Toryumun sadece bir ham madde olarak değil, teknolojik bir dönüşüm aracı olarak kullanılması, ülkenin enerji stratejisinin temelini oluşturuyor. Uzmanlar, bu çalışmaların uzun vadede Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki teknolojik yetkinliğini önemli ölçüde artıracağını öngörüyor.