Türkiye'de siyasi parti kurma süreçlerinin kolaylığı, beraberinde ciddi bir siyasi parti enflasyonunu getirdi. Güncel veriler, ülkede toplam 189 siyasi partinin bulunduğunu gösterirken, Yüksek Seçim Kurulu'nun 2026/159 sayılı kararı uyarınca bu partilerden yalnızca 41'inin seçime katılma yeterliliğine sahip olduğu belirtiliyor.
Tabela Partileri ve Yozlaşma Riski
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, siyasi partilerin kitle, ideoloji, kadro ve tabela partileri gibi farklı kategorilere ayrıldığını ifade ederek, özellikle tabela partilerinin demokrasiyi yozlaştırdığına dikkat çekti. Yıldız, bazı yapıların siyaset üretmek yerine şirket kurmaktan daha kârlı bir faaliyet alanı olarak görüldüğünü savundu.
Söz konusu yapıların bazılarının siyasi faaliyet maskesi altında kumar ve bahis gibi yasa dışı işler için kullanıldığına dair örnekler veren Yıldız, bu durumun denetim süreçlerini zorlaştırdığını belirtti. Polis baskınlarında dahi "siyasi parti" statüsü arkasına sığınılarak engellenmeye çalışılan bu tür faaliyetlerin, demokrasi kültürüne zarar verdiği ifade ediliyor.
Seçim Başarısı ve Üye Sayısı Sorunu
İstatistikler, çok sayıda partinin varlığına rağmen seçmen nezdinde karşılık bulamadığını ortaya koyuyor. Son milletvekili seçimlerine katılan 24 partiden 14'ünün binde bir ile binde iki arasında oy alması, bu partilerin "ses var görüntü yok" şeklinde tanımlanmasına neden oluyor. Ayrıca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre, birçok partinin 100-200 gibi oldukça düşük üye sayılarına sahip olduğu görülüyor.
Feti Yıldız, mevcut tablonun düzeltilmesi için Türkiye'nin yeni bir Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve TBMM İçtüzüğü'ne acil ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Demokrasinin evrensel kurallarıyla özümsenmesi gerektiğini belirten Yıldız, "özde değil sözde demokrat" olanların sistem üzerindeki olumsuz etkilerine karşı daha şeffaf ve denetlenebilir bir siyasi yapının şart olduğunu dile getirdi.