Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, Ukrayna'daki çatışmalar sırasında cinsel şiddetin bir işkence ve sindirme aracı olarak sistematik şekilde kullanıldığını ortaya koydu. Şubat 2022'den Temmuz 2026'ya kadar olan dönemi kapsayan çalışmada, yaşları 4 ile 82 arasında değişen mağdurlara yönelik 1.000'den fazla vaka kayıt altına alındı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, belgelenen dehşet verici eylemlerin yaygınlığından duyduğu derin kaygıyı dile getirerek, bu şiddet ortamının devam etme riski taşıdığını belirtti. Rapora göre, tespit edilen vakaların yüzde 89'u Rus makamlarına, yüzde 11'i ise Ukrayna makamlarına atfedildi. Rus güçlerinin kontrolündeki bölgelerde kadınlar ve çocuklar ağır etkilenirken, gözaltı merkezlerinde tutulan erkek savaş esirleri de sistematik saldırılara maruz kaldı.
İşkence yöntemleri ve mağdur ifadeleri
Raporda, savaş esirlerine ve sağlık personeline yönelik uygulanan en yaygın yöntemin, Sovyet döneminden kalma askeri saha telefonları aracılığıyla cinsel organlara elektrik verilmesi olduğu belirtildi. Bu yöntem, incelenen vakaların yüzde 27'sinde kullanıldı. Ayrıca mağdur ifadelerinde cop, kürek sapı ve benzeri cisimlerle gerçekleştirilen saldırıların yanı sıra toplu tecavüz vakaları da detaylandırıldı. Birçok mağdur, yakınlarının öldürülmesi veya çocuklarının zarar görmesiyle tehdit edilerek cinsel şiddete zorlandığını ifade etti.
Uluslararası tepkiler ve hukuki süreç
Rusya, bu yılın mayıs ayında BM Genel Sekreteri tarafından çatışmalarda cinsel şiddet uyguladığına dair bulgular bulunan taraflar listesine eklendi. Kremlin yönetimi ise iddiaları reddederek raporu siyasi amaçlı olarak nitelendirdi. Öte yandan Rusya, Eylül 2025'te İşkencenin Önlenmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nden resmen çekilerek uluslararası denetim mekanizmalarından uzaklaştı.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, raporun Rusya tarafından işlenen sistematik insan hakları ihlallerini bir kez daha kanıtladığını açıkladı. Uluslararası hukukta savaş suçu ve insanlığa karşı suç olarak tanımlanan bu eylemlerin durdurulması için BM, taraflara somut adımlar atma çağrısında bulundu.