İtalyan bankacılık devi UniCredit'in, Alman rakibi Commerzbank'ı devralma girişimi Avrupa finans piyasalarında geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Almanya Maliye Bakanlığı, sürecin ilerlemesiyle birlikte bankanın gelecekteki konumu ve Alman ekonomisi üzerindeki etkileri konusunda endişelerini dile getirdi. Bu kapsamda, Almanya Maliye Bakanı, UniCredit CEO'su ile bir araya gelerek kritik görüşmeler gerçekleştirdi.
Berlin yönetimi, Commerzbank'ın Frankfurt merkezli bir şirket olarak kalmasını ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmanına yönelik stratejik odak noktasını korumasını şart koşuyor. Hükümet yetkilileri, bankanın 40 bini aşkın çalışanının haklarının korunmasının öncelikli olduğunu vurguluyor. Almanya, bankanın denetim kurulundaki temsilciliği ve sahip olduğu yüzde 12'lik pay ile anlaşma üzerinde etkisini sürdürmeye çalışsa da, UniCredit'in payının yüzde 50 seviyesine yaklaşması bu nüfuzu zayıflatıyor.
Commerzbank yönetimi, bağımsız kalabilmek adına son dönemde kapsamlı işten çıkarma planları uygulamış ve finansal hedeflerini yukarı yönlü revize etmişti. Ancak bu hamleler, UniCredit'in kontrol hissesi elde etme hedefini durdurmaya yetmedi. Commerzbank CEO'su Bettina Orlopp, temmuz ayı sonunda İtalyan tarafıyla yapıcı bir diyalog kurulması çağrısında bulunmuştu.
UniCredit tarafı ise bu birleşmenin, Avrupa'nın parçalı bankacılık sektörünü güçlendireceğini ve ABD'li dev rakiplerle rekabet edebilecek bir Avrupa bankacılık devi yaratacağını savunuyor. Almanya'daki siyasi ve kurumsal direnişe rağmen, Avrupa Merkez Bankası ve Brüksel'deki bazı politika yapıcıların bu birleşmeye daha olumlu yaklaştığı gözlemleniyor. Süreç, Avrupa bankacılık sektöründe son yılların en büyük konsolidasyon hamlelerinden biri olarak değerlendiriliyor.