Türkiye'de demografik yapıdaki değişim, sosyal güvenlik sisteminde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Son beş yıllık veriler incelendiğinde, 65 yaş üstü nüfusun yüzde 20,5 oranında artış göstererek 9,5 milyon kişiyi aştığı görülüyor. Toplam nüfusun yüzde 11'ini oluşturan bu kesimin sağlık ve bakım ihtiyaçlarının karşılanması, devletin gündemindeki öncelikli konular arasına girdi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin, yaşlanan nüfusun sosyal güvenlik harcamaları üzerindeki etkisine dikkat çekerek, sağlık giderlerinin yaşla birlikte ciddi oranda yükseldiğini vurguladı. Bu kapsamda Orta Vadeli Program dahilinde, yaşlılara yönelik bakım desteğinin güçlendirilmesi ve bir bakım sigortası sisteminin hayata geçirilmesi planlanıyor.
Planlanan sigorta modelinin kapsamı oldukça geniş tutuluyor. Evde sağlık hizmetleri, palyatif bakım, rehabilitasyon süreçleri ve profesyonel bakım merkezlerindeki hizmetlerin bu sigorta çatısı altında değerlendirilmesi öngörülüyor. Sistemin nasıl finanse edileceği konusu ise henüz netleşmiş değil. Uzmanlar, dünya genelindeki örneklerin incelendiğini belirterek, çalışan ve işveren primlerinin yanı sıra devlet destekli modellerin de masada olduğunu ifade ediyor. Hangi hizmetlerin sigorta kapsamına alınacağı ve finansman modelinin nasıl şekilleneceği, yürütülecek teknik çalışmaların ardından netlik kazanacak. Türkiye, bu adımlarla yaşlanan nüfusun yaşam kalitesini artırmayı ve sosyal güvenlik sistemini sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor.