Denizlerin kralı olarak adlandırılan Atlantik mavi yüzgeçli orkinoslar, son dönemde Haliç, İstanbul Boğazı ve İzmit Körfezi gibi bölgelerde sıkça görülmeye başlandı. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Taner Yıldız, bu gözlemlerin yeni bir habitat keşfinden ziyade, türün tarihsel göç ve beslenme alanlarını yeniden kullanmaya başlamasının erken işaretleri olduğunu belirtti.
Tarihsel Bir Dönüş
Geçmişte Ege'den başlayıp Marmara üzerinden Karadeniz'e uzanan belirgin bir göç güzergahı bulunan orkinosların, 20. yüzyılın başlarında bölgede yoğun olarak avlandığı biliniyor. 1913-1914 yıllarına ait İstanbul Balıkhanesi kayıtları, bölgedeki orkinos varlığının ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor. Doç. Dr. Yıldız, bu türün bölgeden tamamen yok olmadığını, sadece bölgesel göç davranışını uzun süre kaybettiğini ifade ediyor.
Stokların Toparlanması Etkili Oldu
Orkinosların yeniden görülmesini sadece deniz suyu sıcaklıklarındaki değişimle açıklamanın yetersiz kalacağını vurgulayan Yıldız, Atlantik Ton Balıklarının Korunması Uluslararası Komisyonu (ICCAT) tarafından uygulanan koruma önlemlerinin stokların toparlanmasında kritik rol oynadığını belirtti. Uzmanlar, orkinosların geri dönüşünün kalıcı bir göç koridoruna dönüşmesi için birey sayısındaki artışın ve düzenli hareket örüntülerinin takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
İnsan Kaynaklı Beslenme Uyarısı
Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde orkinosların insanlar tarafından atılan yiyeceklerle beslenmeye çalışılması ise uzmanları endişelendiriyor. Doç. Dr. Yıldız, yaban hayvanlarının insan kaynaklı besinlerle desteklenmesinin, türün doğal avlanma davranışlarını ve göç rotalarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Orkinosların tekneleri veya insanları yiyecekle ilişkilendirmesi, doğal ekolojik dengenin bozulmasına yol açabilir.
Sonuç olarak, orkinosların İstanbul sularına dönüşü deniz ekosistemi açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendirilse de, bu canlıların doğal davranışlarının korunması büyük önem taşıyor.