Rusya'nın dondurulmuş varlıklarının Ukrayna'ya mali destek olarak kullanılması konusu, Avrupa Birliği gündemindeki yerini koruyor. İsveç, Hollanda, İspanya ve Polonya gibi ülkelerin öncülük ettiği girişim, Rusya Merkez Bankası'na ait varlıkların savaş yorgunu Ukrayna için bir kaynağa dönüştürülmesini hedefliyor. Ancak bu plan, varlıkların büyük kısmını elinde bulunduran Belçika'nın hukuki ve finansal çekinceleri nedeniyle uzun süredir tıkanmış durumda.
Sorumluluğu AB'ye devretme arayışı
Brüksel merkezli saklama kurumu Euroclear'da tutulan 210 milyar avroluk varlık, Belçika'yı olası davalar ve Moskova'nın misilleme risklerine karşı savunmasız bırakıyor. Bu durumu aşmak isteyen bazı AB yetkilileri ve uzmanlar, varlıkların Euroclear'dan alınarak Avrupa Birliği'nin doğrudan kontrol edeceği yeni bir saklama kurumuna devredilmesini öneriyor. Ukrayna Maliye Bakanı Sergii Marchenko, bu değişikliğin tüm üye ülkelerin ortak sorumluluğunu beraberinde getireceğini ve riskleri minimize edeceğini savunuyor.
Hukuki ve finansal riskler
Önerinin savunucuları, AB antlaşmalarının 122. maddesi kapsamındaki olağanüstü yetkilerin kullanılarak varlıkların transfer edilebileceğini belirtiyor. Bu modelde, Rusya'nın fonların nominal sahibi olarak kalmaya devam edeceği ve savaş tazminatı ödenmesi durumunda varlıkları geri alma hakkının saklı tutulacağı ifade ediliyor. Benzer bir uygulamanın 2003 yılında ABD tarafından Irak varlıkları için gerçekleştirildiği hatırlatılıyor.
Buna karşın Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve bazı üye devletler, bu tür bir hamlenin uluslararası yatırımcıların euro bölgesinden kaçmasına yol açabileceği konusunda uyarıyor. ECB Başkanı Christine Lagarde, egemen devlet varlıklarına yönelik müdahalelerin küresel finansal sistemde yaratabileceği çalkantılara dikkat çekerek, sürecin Batılı müttefiklerle tam bir eşgüdüm içinde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Alternatif modeller masada
Tartışılan bir diğer seçenek ise varlıkların anaparasının korunarak, yalnızca yıllık yaklaşık 4 milyar avroluk getirinin tahvil ihracı yoluyla Ukrayna'ya aktarılması. Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi'nden Karel Lannoo, bu modelin Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) garantisiyle daha az sürtünmeli bir finansman sağlayabileceğini öne sürüyor. Avrupa Komisyonu ise bu tür bir yapının maliyetlerinin yüksek olabileceği konusunda temkinli yaklaşımını sürdürüyor. Nihai kararın, finansal istikrar ile Ukrayna'ya sağlanacak desteğin aciliyeti arasındaki hassas dengede şekillenmesi bekleniyor.