İsrail hapishanelerinde yaklaşık 45 yıl boyunca tutuklu kalan Nail El-Bergusi, cezaevindeki zorlu yaşam koşullarını ve maruz kaldığı uygulamaları kamuoyuyla paylaştı. Bergusi, İsrail yönetiminin hapishaneleri Filistin halkını direnişten vazgeçirmek amacıyla bir baskı aracı olarak kullandığını ifade etti. Özellikle İngiliz sömürge döneminden kalma kanunların idari ve keyfi tutuklamalar için gerekçe gösterildiğini vurgulayan Bergusi, bu politikaların halkı sindirmeyi hedeflediğini savundu.
İşkence iddiaları ve 7 Ekim sonrası süreç
İsrail'in kuruluşundan bu yana işkence yöntemlerini bir devlet politikası olarak uyguladığını öne süren Bergusi, 7 Ekim tarihinden sonra bu durumun çok daha sistematik bir boyuta taşındığını belirtti. İşkencecilerin hükümet ve parlamento düzeyinde destek gördüğünü iddia eden Bergusi, cezaevlerinde köpeklerin üzerlerine salındığını, göz yaşartıcı gaz kullanıldığını ve ağır şiddet uygulandığını dile getirdi. Bergusi, bu süreçte 90 kişinin hayatını kaybettiğini iddia etti.
Türkiye'den aile birleşimi çağrısı
Tahliyesinin ardından ülkesinden ayrılmak zorunda kalan ve önce Mısır'a, ardından Türkiye'ye geçen Nail El-Bergusi, ailesiyle görüşmesinin İsrail tarafından engellendiğini belirtti. Türkiye'ye teşekkürlerini ileten Bergusi, Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanlığı'na seslenerek insani bir hak olan aile birleşimi konusunda destek istedi. Filistin'deki durumu bölgesel bir mesele olarak değerlendiren Bergusi, Batı Şeria ve Gazze'nin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, bölgedeki saldırılara karşı tek bir safta durulması gerektiğini ifade etti. Mücadele azminin devam ettiğini belirten Bergusi, haklı davalarından vazgeçmeyeceklerini sözlerine ekledi.