Avrupa genelindeki denizlerde gözlemlenen sıcaklık artışlarının temelinde iklim değişikliğinin yattığı bilimsel verilerle kanıtlandı. World Weather Attribution (WWA) grubu tarafından yürütülen çalışma, fosil yakıt kullanımına bağlı küresel ısınmanın Akdeniz'deki deniz suyu sıcaklıklarını yaklaşık 2°C, Batı Avrupa denizlerindekini ise 1,3 ile 1,4°C arasında artırdığını ortaya koydu.
Ekosistemde ciddi bozulmalar yaşanıyor
Deniz suyu sıcaklıklarındaki bu yükseliş, sadece suyun yüzeyini değil, derinliklerdeki yaşamı da doğrudan etkiliyor. Araştırmacılar, birçok deniz canlısının hayatta kalma eşiğini aştığını ve türlerin daha serin sulara doğru göç etmek zorunda kaldığını belirtiyor. Bu durum, besin zincirinin bozulmasına, kıyı balıkçılığının zarar görmesine ve su ürünleri yetiştiriciliğinin sekteye uğramasına neden oluyor.
Deniz ekoloğu John Bruno, mercan resifleri gibi hassas yapıların yalnızca 1°C'lik bir artışla bile ciddi zarar görebildiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, denizlerdeki bu "yeniden örgütlenme" sürecinin bazı türlerin yok olmasına, bazılarının ise baskın hale gelmesine yol açarak ekolojik dengeyi kalıcı olarak değiştirdiğini vurguluyor.
Kıyı bölgeleri için yeni riskler
Denizlerdeki ısınma, etkisini sadece su altında göstermiyor. Yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları, kıyı bölgelerinde nem oranını artırarak karadaki aşırı sıcak hava dalgalarının şiddetini ve sıklığını da artırıyor. İklim değişikliği olmasaydı, bu yıl Biskay Körfezi ve İber kıyıları gibi bölgelerde yaşanan deniz sıcak hava dalgalarının çok daha sınırlı bir alanda kalacağı tahmin ediliyor.
Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, dünya okyanusları temmuz ayında üst üste ikinci kez rekor sıcaklık seviyelerine ulaştı. Araştırmacılar, plajları dolduran tatilciler için sıcak suların cazip görünebileceğini ancak suyun altındaki tablonun oldukça ürkütücü olduğunu ifade ediyor. Fosil yakıt tüketimi durdurulmadığı sürece, deniz ekosistemlerindeki bu yıkıcı değişimin hızlanarak devam edeceği öngörülüyor.