Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin temel iklim politikası araçlarından biri olan Emisyon Ticaret Sistemi'ne (ETS) ilişkin yeni revizyon önerisini 17 Temmuz itibarıyla açıkladı. 2005 yılından bu yana uygulanan ve ağır sanayi sektörlerinin sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedefleyen bu sistem, AB'nin 2050 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeniden şekillendiriliyor.
Sistemin İşleyişi ve Kapsamı
ETS, demir-çelik, çimento, kimya, petrol rafinerileri ve alüminyum gibi yüksek emisyon üreten sektörleri kapsıyor. Sistem dahilindeki şirketler, atmosfere saldıkları her bir ton karbondioksit için emisyon tahsisatı satın almakla yükümlü tutuluyor. Karbon kaçağını önlemek amacıyla bazı sektörlere ücretsiz tahsisat sağlansa da, Komisyon bu uygulamanın geleceğini iklim hedefleri ve rekabet gücü dengesi çerçevesinde değerlendiriyor.
Ekonomik ve Siyasi Tartışmalar
Karbon piyasası, AB'nin yeşil dönüşümünün finansmanı açısından da büyük önem taşıyor. 2013 ile 2025 yılları arasında ETS açık artırmalarından 258 milyar avroyu aşkın gelir elde edildi. Komisyon, üye devletlerin bu gelirlerin en az yüzde 50'sini yerel sanayinin karbonsuzlaştırılmasına ayırmasını şart koşuyor. Ancak bu durum, bütçe dengelerini korumak isteyen maliye bakanlıkları ile sanayi temsilcileri arasında siyasi tartışmalara yol açıyor.
Özellikle kimya sektörü gibi enerji yoğun alanlarda faaliyet gösteren şirketler, yüksek karbon maliyetlerinin elektrik fiyatlarını artırdığını ve küresel rekabet güçlerini zayıflattığını savunuyor. İtalya gibi bazı üye ülkeler sistemin kaldırılmasını talep ederken, Danimarka ve Portekiz gibi ülkeler iklim hedeflerinden taviz verilmemesi gerektiğini vurguluyor. Temiz teknolojilere yatırım yapmış bazı sanayi kuruluşları ise düzenleyici çerçevede istikrar arayışıyla sistemin korunmasından yana tavır alıyor.
Gelecek Planları
AB, 2040 yılına kadar net sera gazı emisyonlarını yüzde 90 oranında azaltmayı hedefleyen ara bir iklim hedefi belirlemiş durumda. Bu hedefe ulaşmak için ETS'nin daha öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Ayrıca 2028 yılından itibaren karayolu taşımacılığı ve binaları kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanan sistemin, hanehalkı üzerindeki olası maliyet etkileri de tartışmaların merkezinde yer alıyor. Reform süreci, yaz tatilinin ardından Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu'ndaki müzakerelerle devam edecek.