Türkiye, Ege ve Akdeniz'deki deniz yetki alanlarına yönelik stratejik bir adım atarak Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle iki yeni deniz parkı ilan etti. Ankara'nın bu kararı, Yunanistan'ın bölgedeki tek taraflı çevresel koruma gerekçeli faaliyetlerine karşı bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Resmi Gazete'de yayımlanan kararın ardından Atina yönetiminden sert tepkiler geldi.
Yunanistan'dan uluslararası hukuk vurgusu
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin attığı bu adımı uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirdi. Atina, bu kararın kendileri açısından bir oldu bitti yaratmayacağını savunarak tepkisini dile getirdi. Yunanistan'daki siyasi atmosferde ise konu, yaklaşan seçimlerin de etkisiyle iç siyasetin bir parçası haline geldi. Ana muhalefet partisi SYRIZA, hükümeti dış politikada başarısız olmakla suçlayarak sert eleştirilerde bulundu.
Basında provokasyon tartışması
Yunan medyası, Türkiye'nin kararını geniş yer ayırarak okuyucularına duyurdu. Ta Nea gazetesi gibi önde gelen yayın organları, Türkiye'nin bu hamlesini "çifte provokasyon" olarak tanımladı. Yunan basınının genelinde, Ankara'nın bölgedeki gerilimi tırmandırmaya çalıştığı yönünde yorumlar öne çıkarken, muhalif kesimler hükümeti pasif kalmakla suçladı.
Ankara ise uzun süredir Yunanistan'ın Ege'deki tek taraflı adımlarına karşı uyarılarını sürdürüyordu. Türkiye'nin bu hamlesi, bölgedeki deniz alanlarının statüsüne dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, Atina'nın çevreyi koruma adı altında attığı adımların, Ege'yi kendi kontrolüne alma çabası olup olmadığının bölgedeki en büyük soru işareti olduğunu belirtiyor.