Ankara, NATO tarihinin en kritik buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyor. İttifak üyesi 32 ülkenin lideri, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma eğilimi ve kıtanın kendi savunma kapasitesini güçlendirme zorunluluğu gündemiyle bir araya geldi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu zirveyi örgütün "Avrupalılaşma" sürecinin başlangıcı olarak nitelendiriyor.
ABD'nin Stratejik Değişimi ve Avrupa'nın Yükü
ABD yönetimi, Avrupa'daki yaklaşık 80 bin askerlik varlığını azaltmak için inceleme başlattığını duyurdu. Pentagon ayrıca uzun menzilli bombardıman uçakları ve denizaltı kabiliyetlerinde kesintiye gidileceğini açıkladı. Bu durum, Avrupa ülkelerini savunma sanayilerini hızla modernize etmeye ve daha fazla sorumluluk almaya zorluyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın ittifakın harcamalarına yönelik eleştirileri, Avrupa ve Kanada'nın savunma bütçelerinde 139 milyar dolarlık ek bir artışa yol açtı.
Yeni Savunma Anlaşmaları ve Sanayi Hamlesi
Zirve kapsamında, savunma sanayisini güçlendirmek amacıyla devasa sözleşmelerin duyurulması bekleniyor. Polonya'ya yönelik 1 milyar dolar değerindeki Patriot füze sistemi anlaşması ve hassas güdümlü mühimmat alımları, bu yeni dönemin ilk somut adımları olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, Avrupa'nın sadece bütçe ayırmasının yeterli olmadığını, savunma sanayisinin üretim hızını ve inovasyon kapasitesini artırması gerektiğini vurguluyor.
Ukrayna'dan Alınan Dersler
Savaşın seyri, NATO'nun savunma stratejilerini de etkiliyor. Ukrayna'nın düşük maliyetli insansız hava araçları ve İHA savar teknolojileriyle elde ettiği başarılar, ittifak içinde maliyet etkin çözümlerin önemini artırdı. Eski ABD Büyükelçisi Kurt Volker, pahalı sistemlerin düşük maliyetli tehditlere karşı kullanılmasının sürdürülemez olduğunu belirterek, ittifakın Ukrayna'nın geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden ders alması gerektiğini ifade etti.
Zirve programının iki güne indirilmesi, siyasi tartışmaların süresini kısıtlarken, liderlerin somut savunma projelerine odaklanmasını amaçlıyor. ABD'nin 5. Madde'ye olan bağlılığını yinelediği taslak metinler masada olsa da, Trump'ın ittifakın geleceğine dair şüpheci yaklaşımı, Ankara'daki görüşmelerin arka planında belirleyici bir faktör olmaya devam ediyor.