Taliban'ın Afganistan'da yönetimi fiilen ele geçirmesinin üzerinden beş yıl geçerken, Avrupa Birliği (AB) ile Taliban temsilcileri arasında gerçekleştirilen gizli göç görüşmeleri tartışmaları beraberinde getirdi. Brüksel'de düzenlenen ve göçmen iadelerinin ele alındığı toplantı, insan hakları savunucuları tarafından Taliban rejiminin meşrulaştırılması olarak değerlendirildi.
İnsani kriz ve hak ihlalleri
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'nin verilerine göre, Afganistan'daki ekonomik kırılganlık ve temel hizmetlere erişim eksikliği nedeniyle 2026 yılında ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 45'ine denk gelen 21,9 milyon kişinin insani yardıma muhtaç kalacağı öngörülüyor. Eski Afganistan Kadın İşleri Bakanı Sima Samar, durumu bir insan hakları felaketi olarak nitelendirerek, kadınların ve kız çocuklarının eğitimden iş hayatına kadar pek çok alandan dışlandığını belirtti.
Taliban yönetimi, iktidarı boyunca kadınların hareket alanını kısıtlayan 160'tan fazla kararname yayımladı. Bu kısıtlamalar arasında kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitimden men edilmesi ve kadınların üniversiteye girişinin yasaklanması gibi uygulamalar yer alıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu politikaların cinsiyet temelinde zulüm boyutuna ulaştığını ifade ediyor.
AB'nin ikili tutumu
Avrupa Birliği Komisyonu, Taliban ile yapılan görüşmelerin rejimi tanıma anlamına gelmediğini, yalnızca operasyonel düzeyde bir iletişim olduğunu savundu. AB sözcüsü Anitta Hipper, sistematik insan hakları ihlallerinin son derece kaygı verici olduğunu vurgulasa da, üye devletlerin ağır suçlardan hüküm giymiş Afgan vatandaşlarının sınır dışı edilmesi konusunda Taliban ile teknik temas kurması çifte standart eleştirilerine yol açtı.
İsveç gibi ülkeler, ciddi suçlardan hüküm giymiş kişilerin iadesinin güvenlik açısından kritik olduğunu savunurken, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, sınır dışı edilen kişilerin Afganistan'da işkence görme riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Eurostat verilerine göre, Avrupa'da yasal statüsü bulunmayan Afgan vatandaşlarının geri gönderilme oranları düşük kalmaya devam ederken, düzensiz göç akışı farklı güzergahlar üzerinden sürmeyi sürdürüyor.