Yaz aylarında deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte Akdeniz kıyılarında istilacı ve zehirli deniz canlılarının popülasyonunda belirgin bir artış gözlemleniyor. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, balon balığı, aslan balığı, uzun dikenli deniz kestanesi ve çizgili kedi yılan balığı gibi türlerin artık kıyılarımızda daha sık görüldüğünü belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.
Balon balığı tüketimi ölümcül risk taşıyor
Balon balığının sadece iç organlarının değil, etinin ve derisinin de yüksek miktarda tetrodotoksin içerdiğini vurgulayan Köşker, bu zehrin ısıya karşı oldukça dayanıklı olduğunu ifade etti. Balon balığının pişirilmesi zehrin etkisini yok etmediği için tüketilmesi ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca, amatör balıkçıların ve açık yarası olan bireylerin bu balığa çıplak elle temas etmemeleri gerektiği, toksinin deri yoluyla da vücuda geçebileceği belirtiliyor.
Dikenli canlılara karşı dikkat
Kayalık bölgelerde yaşayan aslan balığı ve uzun dikenli deniz kestanesi, yüzgeç ve dikenlerindeki zehir nedeniyle ciddi yaralanmalara neden olabiliyor. Acil Tıp Uzmanı Dr. Tolga Taymaz, bu canlıların dikenlerinin batması durumunda şiddetli ağrı, uyuşukluk, morarma ve kalp ritim bozukluğu gibi semptomların görülebileceğini açıkladı. Taymaz, temas halinde etkilenen bölgenin 40-45 derece sıcaklıktaki suya tutulması gerektiğini ve mutlaka tetanos aşısı ile tıbbi destek alınması gerektiğini belirtti.
İlk 6 saat hayati önem taşıyor
Balon balığı zehirlenmelerinde özel bir antidot bulunmadığını hatırlatan uzmanlar, destek tedavisinin her zaman başarılı olmayabileceğine dikkat çekiyor. Zehirlenme şüphesi durumunda vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği, özellikle ilk 6 saatin hayati risk taşıdığı ifade ediliyor. Uzmanlar, sahil bölgelerinde bilgilendirici afişlerin artırılmasının ve "denizden çıkan her şey yenir" anlayışının terk edilmesinin yeni vakaların önlenmesinde kritik rol oynayacağını vurguluyor.