19. yüzyılın sonuna kadar bebeklerin cinsiyet farkı gözetilmeksizin hemen hepsi beyaz kıyafetler giyiyordu. 20. yüzyılın başlarında ise günümüzdeki algının aksine, daha güçlü ve kararlı bir renk olarak görülen pembe erkek çocuklar için önerilirken, mavi renk kızlara uygun bulunuyordu. 1918 yılında yayınlanan bir dergi, pembenin erkeklere uygun olduğunu savunarak bu görüşü destekledi.
Pazarlama Standartları Etkisi
1927 yılına gelindiğinde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mağazalar arasında hala bir renk kodlaması standardı bulunmuyordu. Ancak 1940'lardan itibaren gelişen pazarlama standartları, renk ayrımını giderek pekiştirmeye başladı. Mamie Eisenhower'ın 1953'te pembe giymesi, bu rengin popülerleşmesinde önemli bir rol oynadı. 1970'li yıllarda Sears kataloglarında kızlar için pembe kıyafetlere neredeyse hiç rastlanmıyordu. 1980'lerde ise ultrason teknolojisinin yaygınlaşması, cinsiyete özel pazarlama faaliyetlerini ve renk ayrımını belirgin şekilde artırdı.