Azerbaycan, 30 yıllık işgalin ardından Karabağ bölgesinde başlattığı imar faaliyetleriyle bölgenin çehresini değiştirmeye devam ediyor. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik işbirliği, bölgedeki kalkınma projelerinin merkezinde yer alıyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, Türkiye'nin Azerbaycan'ın devlet politikasındaki vazgeçilmez konumuna dikkat çekerek, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının bölgesel istikrar için kritik olduğunu ifade etti.
Bölgedeki kalkınma çalışmaları, modern konut projeleri ve sanayi yatırımlarıyla hız kazanmış durumda. Özellikle Ağdam'da hayata geçirilen 13 hektarlık konut kompleksi, bölgeye geri dönüş sürecinin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Şu ana kadar Karabağ genelinde 60 bin kişi yeni konutlarına yerleşti. Ağdam Sanayi Kompleksi'nde faaliyete geçen ayakkabı ve duvar kağıdı fabrikaları, bölgenin sadece bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda bir üretim merkezi haline geleceğini kanıtlıyor. "Made in Karabağ" etiketiyle ihraç edilen ürünler, bölgenin ekonomik potansiyelini dünyaya duyuruyor.
Ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla bölgeye yatırım yapan şirketlere 10 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası, faizsiz kredi ve enerji muafiyeti gibi geniş kapsamlı teşvikler sunuluyor. Ayrıca Türkiye'ye yapılan ihracatlarda gümrük vergisi muafiyeti uygulanması, iki ülke arasındaki ticari entegrasyonu güçlendiriyor. SOCAR'ın Türkiye'ye yaptığı 20 milyar dolarlık yatırım, bu stratejik ortaklığın en büyük göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bölgedeki en büyük zorluklardan biri olan mayın temizleme çalışmaları ise büyük bir titizlikle sürdürülüyor. Azerbaycan topraklarının yüzde 13'ünün mayınlı olması, imar faaliyetlerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Buna rağmen, enerji hatları, Zengezur bağlantısı ve yeni üretim merkezleriyle Karabağ, Güney Kafkasya'nın yeni bir cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor. Hacıyev, Ermenistan'ın da bu yeni jeopolitik gerçekliği kabul etmesinin bölge barışı için önemli bir adım olduğunu belirtti.