Gazze'de barış anlaşmasının uygulanması için arabuluculuk faaliyetlerini yürüten Katar, İsrail yönetimini süreci baltalamakla itham etti. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macit Ensari, İsrail'in son dönemde Gazze'ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının, barışçıl çözüm arayışlarını engellemeye yönelik planlı bir strateji olduğunu ifade etti.
Hamas'ın 31 Temmuz tarihinde silah bırakma yol haritasını kabul etmesine rağmen, İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarını sürdürmesi gerilimi tırmandırdı. Bu süreçte diplomatik temaslar da hız kazandı. Hamas siyasi büro lideri Hayye, 3 Ağustos'ta İstanbul'da Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ile bir araya geldi. Görüşmede, Gazze'deki barış sürecinin yeni aşaması ve insani yardımların ulaştırılması konuları ele alındı. Kalın, Türkiye'nin siyasi süreçte ve insani yardım konusunda Gazze halkının yanında olduğunu vurguladı.
Bölgedeki insani kriz ise derinleşmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sözcü Vekili Farhan Haq, Temmuz ayında 150'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini ve bu rakamın 2026 yılındaki en yüksek aylık can kaybı olduğunu açıkladı. Bölgede insülin ve dezenfektan gibi temel sağlık malzemelerine erişim ciddi oranda kısıtlanmış durumda.
Mısır, Katar ve Türkiye, 3 Ağustos'ta yayımladıkları ortak bildiride, İsrail'in sağlık tesislerini ve tıbbi altyapıyı hedef almasını sert bir dille kınadı. Üç ülke, bu saldırıların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirterek, İsrail'i yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı. Öte yandan, Eylül 2025'te duyurulan 20 maddelik barış planı kapsamında, Gazze'nin yeniden inşasını yönetecek bir Barış Kurulu oluşturulmuştu. Hamas, İsrail'in bölgeden çekilmesinin, kendi silahlarını bırakma süreciyle eş zamanlı ilerlemesi gerektiğini savunurken, İsrail tarafı ise çekilme için Hamas'ın tamamen silahsızlanmasını şart koşuyor.