Dünya genelinde 44 ülkeden 22 bini aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen yeni bir araştırma, Z ve Y kuşaklarının iş hayatına bakış açısındaki köklü değişimi gözler önüne serdi. Rapor, genç neslin kariyer basamaklarını hızla tırmanmak yerine, istikrarlı bir ilerlemeyi, sürekli yeni beceriler kazanmayı ve kişisel refahlarını korumayı temel öncelik haline getirdiğini gösteriyor.
Liderlik Beklentileri Değişiyor
Araştırma sonuçlarına göre, genç kuşaklar liderlik rollerine karşı temkinli yaklaşıyor. Z kuşağının yarısı ve Y kuşağının yaklaşık yarısı, stres ve tükenmişlik riski nedeniyle liderlik sorumluluğu almaktan kaçınıyor. Katılımcılar, kariyer hedeflerini terk etmediklerini, ancak başarıyı kendi yaşam koşulları ve esneklik beklentileri doğrultusunda yeniden tanımladıklarını belirtiyor.
Yapay Zeka ve İş Yaşamı
Teknolojik dönüşüm, gençlerin iş yapış biçimlerini de doğrudan etkiliyor. Çalışanların yüzde 74'ü günlük görevlerinde yapay zekadan destek alıyor. Bu araçlar sadece verimlilik için değil, kariyer tavsiyesi almak ve stres yönetimi gibi alanlarda da kullanılıyor. Ancak çalışanların üçte biri, kurumlarındaki yapay zeka araçlarının yetersiz olduğunu düşünerek işverenlerinden daha fazla eğitim desteği bekliyor.
Sosyal Bağlar ve Finansal Kaygılar
İş yeri bağlılığında sosyal ilişkilerin kritik bir rol oynadığı görülüyor. İş yerinde yakın arkadaşı bulunan çalışanların, kurumda uzun süreli kalma eğiliminin belirgin şekilde yüksek olduğu tespit edildi. Öte yandan, ekonomik koşullar gençlerin yaşam kararlarını da şekillendiriyor. Z kuşağının yüzde 55'i ve Y kuşağının yüzde 52'si; evlilik, çocuk sahibi olma veya eğitim gibi önemli yaşam adımlarını finansal öncelikleri nedeniyle ertelemek zorunda kaldığını ifade ediyor.
Deloitte Türkiye İnsan Kaynakları Yönetimi Hizmetleri Lideri İlksen Keleş, gençlerin iş dünyasındaki bu yeni duruşunu şu sözlerle özetliyor: "İlerlemeyi kendi koşulları doğrultusunda yeniden tanımlıyorlar." Keleş, kurumların artık sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, tüm kuşakların kendi potansiyellerini gerçekleştirebileceği dinamik çalışma modellerine odaklanması gerektiğini vurguluyor.