Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu topraklarına ait tarihi mirasın korunması ve yurt dışına kaçırılan eserlerin geri kazandırılması amacıyla yürüttüğü uzun soluklu çalışmaları sonuçlandırmaya devam ediyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesindeki kaçakçılıkla mücadele ekiplerinin 1980 yılından bu yana sürdürdüğü titiz takip süreci, binlerce eserin ait olduğu topraklara dönmesini sağladı.
20 ülkede 176 araştırma yürütüldü
Bakanlık verilerine göre, 46 yıllık süreçte 20 farklı ülkede gerçekleştirilen 176 ayrı araştırma ve diplomatik girişim sonucunda toplam 28 bin 811 kültür varlığı Türkiye'ye getirildi. Ekipler, yurt dışındaki müzelerde, koleksiyonlarda veya özel mülkiyette bulunan tarihi eserlerin izini sürerek, bunların yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığını kanıtlıyor ve iade süreçlerini başlatıyor.
En çok eser Almanya'dan iade edildi
İade edilen eserlerin ülke dağılımına bakıldığında Almanya, 8 bin 670 eserle ilk sırada yer alıyor. Almanya'yı sırasıyla Hırvatistan, İngiltere, Bulgaristan, ABD ve Sırbistan takip ediyor. Bu ülkelerden getirilen eserler, Anadolu'nun farklı medeniyetlerine ait zengin bir kültürel mirası temsil ediyor.
2026 yılında önemli eserler yurda döndü
İade çalışmaları 2026 yılında da hız kesmeden devam etti. Bu kapsamda, Smyrna Agora kazılarından çıkarılan mermer heykel başı ABD'den gönüllü olarak iade edildi. Ayrıca Zeugma Antik Kenti kökenli mozaik pano da yine ABD'den Türkiye'ye getirilen önemli eserler arasında yer aldı. Avrupa'dan da önemli iadeler gerçekleşti; Adana Ulu Camii'nden geçmiş yıllarda çalınan çiniler İspanya'dan, İstanbul'daki Sultanahmet ve Rüstem Paşa camilerine ait tarihi çini karolar ise İngiltere'den teslim alınarak Türkiye'ye ulaştırıldı.
Bakanlık yetkilileri, yurt dışındaki eserlerin tespiti ve iadesi konusundaki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguluyor. Bu süreç, sadece eserlerin fiziksel olarak geri getirilmesini değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması konusundaki uluslararası farkındalığın artırılmasını da hedefliyor.