Avrupa Komisyonu, kıta genelinde ileri düzey yapay zekâ modellerinin geliştirilmesini desteklemek amacıyla yedi adede kadar yapay zekâ gigafabrikası kurulması için ihale sürecini resmen başlattı. Bu stratejik girişim, Avrupa'nın bulut bilişim ve yarı iletken teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltarak teknolojik egemenliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Yüksek kapasiteli bilgi işlem merkezleri
Gigafabrikalar, trilyonlarca veri noktasını işleyebilecek kapasiteye sahip, en son teknoloji çiplerle donatılmış devasa bilgi işlem tesisleri olarak tanımlanıyor. Bu merkezler, Avrupa'nın küresel teknoloji devleriyle rekabet edebilmesi için kritik bir altyapı görevi görecek. Proje kapsamında, Avrupa Birliği'nin yanı sıra üye devletlerin ve özel sektörün ortak finansmanıyla bir ekosistem oluşturulması planlanıyor.
Finansman ve iş birliği modeli
Projenin finansman yapısı, toplam yatırımın üçte birinin kamu kaynaklarından, üçte ikisinin ise özel sektörden karşılanması üzerine kurgulandı. Brüksel yönetimi, mevcut bütçe kısıtlamaları nedeniyle başlangıç aşamasında 1 milyar euro taahhüt ederken, geri kalan kamu payının gelecek dönem bütçelerinden karşılanması öngörülüyor. Ayrıca, tedarik zincirindeki bağımlılığı yönetmek adına Nvidia, AMD ve Qualcomm gibi dev şirketlerle mutabakat zaptı imzalandı.
Yoğun ilgi ve gelecek planları
Girişime özel sektörden büyük ilgi gösterilirken, 76 potansiyel konsorsiyum ön başvuru niyetini bildirdi. Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, Portekiz ve İspanya gibi ülkeler, bu tesislerden birine ev sahipliği yapma isteğini dile getirdi. Uzmanlar, projenin Avrupa'nın dijital geleceği için hayati önem taşıdığını belirtirken, inşaat sürecinin 2027 başında başlaması ve tesislerin 2028 ortasına kadar faaliyete geçmesi hedefleniyor.
Eleştirmenler ise projenin başlangıçtaki finansman taahhütlerinin zamanla azalmasını ve inşaat sürecindeki gecikmeleri, Avrupa'nın rekabet gücünü yavaşlatabilecek riskler olarak değerlendiriyor. Buna rağmen Komisyon, kamu kaynakları karşılığında elde edilecek hesaplama kapasitesinin, araştırma merkezleri ve kamu projeleri için stratejik bir avantaj sağlayacağını vurguluyor.