Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium'da gerçekleşen 2. İletişim Şûrası'nda konuştu. Konuşmasında Ahbap soruşturmasıyla ilgili ilk değerlendirmesini yaparak, günümüzde bilgi ve algı arasındaki boşluğun büyüdüğünü, bu durumun "algoritma faşizmi" adı verilen bir baskı mekanizmasıyla toplumu etkilediğini belirtti.
Erdoğan, dezenformasyonun sadece yanlış bilgi yaymakla sınırlı kalmadığını, toplumsal birlik ve güven duygusunu zayıflattığını, demokrasiyi tehdit eden asimetrik bir unsur olduğunu ifade etti. Bu bağlamda dezenformasyonla mücadeleyi milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini vurguladı.
Konuşmada, COVID-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremleri sırasında yoğun iletişim saldırılarına maruz kalındığı, yalan haberler, provokasyonlar ve karalama kampanyalarının geniş bir alanda yürütüldüğü bildirildi. Sosyal medya fenomenleri, sanatçılar, gazeteciler ve siyasetçilerin bu dezenformasyon savaşına dahil olduğu iddia edildi.
Erdoğan, devletin afetzedelerimize yardım ederken aynı zamanda dezenformasyonla mücadele etmek zorunda olduğunu, bu süreçte ortaya çıkan belgelerin 6 Şubat depremlerinde yaşananları ve çeşitli çıkar ilişkilerini net bir şekilde gösterdiğini söyledi. Ayrıca, iletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın kendisine Ayasofya temalı bir tablo hediye ettiği bilgisi paylaşıldı.
Dezenformasyonla mücadele, ülkenin demokrasisi ve toplumsal barışı açısından kritik bir öncelik olarak belirlendi ve bu mücadeleye kararlılıkla devam edileceği ifade edildi.