ABD Merkez Bankası'nın (Fed) izleyeceği para politikası, küresel piyasaların odağında yer almaya devam ediyor. Jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi ve enflasyonist baskılar, bankanın faiz kararlarına yönelik beklentileri şekillendiriyor. Uzmanlar, mevcut makroekonomik verilerin ışığında Fed'in yılın geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceği yönündeki iyimser görüşlerini koruyor.
Jeopolitik Riskler ve Enflasyon Dengesi
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler ve petrol fiyatlarının yükselmesi, Fed üzerindeki baskıyı artıran temel faktörler arasında yer alıyor. Ancak ekonomistler, enflasyonist etkilerin sınırlı kaldığını ve gümrük tarifelerinin fiyatlara halihazırda yansıdığını belirtiyor. ABN Amro Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, Fed'in temmuz ayı toplantısında politika faizini sabit bırakmasını beklediğini ifade etti. Quaedvlieg, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) enflasyonun seyri konusunda iki farklı senaryo üzerinde durduğunu, ancak mevcut verilerin faizlerin sabit kalması yönündeki senaryoyu desteklediğini vurguladı.
Piyasalarda İkiye Bölünmüş Görüş
ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley ise enflasyondaki yavaşlamanın Fed'i şahin politikalardan uzak tuttuğunu belirtti. Knightley, Fed üyelerinin faiz artışı konusunda ikiye bölündüğünü, ancak istihdam artışının ılımlı seyri ve enflasyon baskılarının hafiflemesi nedeniyle faizlerin sabit kalacağı görüşünün ağırlık kazandığını ifade etti. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki ani değişimlerin ve jeopolitik risklerin azalmasının, Fed'in mevcut para politikasını koruması için kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Eylül ayı toplantısı ise faiz artırım ihtimalinin hala değerlendirildiği bir süreç olarak takip ediliyor.