Yemen'de faaliyet gösteren İran destekli Husiler, Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerine yönelik saldırı gerçekleştirdi. Suudi haber ajansı, Encelia isimli tankerin hedef alındığını ve gemide yangın çıktığını doğrularken, Husiler Layla isimli bir başka tankerin daha vurulduğunu duyurdu.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), saldırılardan birinin Suudi Arabistan'ın Al Shuqaiq kenti açıklarında, kıyıdan yaklaşık 130 kilometre mesafede meydana geldiğini belirtti. Yetkililer, saldırı sonucunda gemide yangın çıktığını ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını açıkladı. Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, söz konusu gemilerin deniz ablukasını ihlal ettikleri gerekçesiyle insansız hava araçları ve füzelerle hedef alındığını ifade etti.
Bu saldırılar, küresel enerji piyasalarında anlık bir tepkiye yol açtı. Ham petrolün varil fiyatı, Haziran ayının başından bu yana görülen en yüksek seviyeye tırmandı. Bölgedeki gerilimin artmasıyla birlikte, Husilerin ilan ettiği deniz ablukası nedeniyle en az yedi petrol tankerinin Yemen açıklarından geri dönmek zorunda kaldığı bildirildi. Husiler ise toplamda yaklaşık 10 gemiyi rotalarından dönmeye zorladıklarını iddia etti.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 22 Temmuz'da yaptığı yazılı açıklamada Husilerin deniz ablukası tehditlerini sert bir dille kınadı. Açıklamada, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisini hedef alan eylemlerin küresel ticarete zarar verdiği vurgulanarak, bu tehditlerin bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.
ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki gemi trafiğini aksatmaya yönelik girişimlere karşı sert uyarılarda bulunmuştu. İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmandığı ve barış görüşmelerinin durma noktasına geldiği bir dönemde gerçekleşen bu saldırılar, bölgedeki deniz güvenliği risklerini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, Kızıldeniz'deki çatışmaların devam etmesi durumunda uluslararası deniz taşımacılığında daha büyük aksamaların yaşanabileceği konusunda uyarıyor.