Avrupa Birliği'nde göç politikalarını değiştirmeyi amaçlayan aşırı sağcı bir grup, Avrupa Komisyonu'nun kararına karşı hukuki süreç başlatıyor. "Save Europe Act" kampanyasının yürütücülerinin hazırladığı Avrupa Vatandaş Girişimi, Komisyon tarafından perşembe günü resmi olarak reddedildi. Kurum, söz konusu girişimin ırk ve etnik kökene dayalı ayrımcılık barındırdığını ve Birliğin temel değerleriyle çeliştiğini gerekçe gösterdi.
Bu gelişme üzerine kampanyanın lideri Martin Sellner, grubun hukuk ekibinin pazartesi gününe kadar davayı açmaya hazır olduğunu duyurdu. Sellner, Komisyonun vatandaşların taleplerini engelleyerek Avrupa hukukunu ihlal ettiğini savunuyor. Aktivistler, yasal göç yollarının geçici olarak durdurulmasını ve uyum sağlamayan üçüncü ülke vatandaşlarının ülkelerine geri gönderilmesini talep ediyor.
Dilekçede, Batılı olmayan ülkelerden gelen öğrenci ve aile birleşimi vizelerinin askıya alınması isteniyor. Ayrıca sadece düzensiz göçmenler değil, yasal ikamet sahibi olduğu halde kültürel veya mali yük oluşturduğu öne sürülen kişilerin de sınır dışı edilmesi hedefleniyor. "Remigration" olarak adlandırılan bu politika, son yıllarda kıtadaki bazı aşırı sağ partiler tarafından destekleniyor.
Kampanyaya Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, İspanyol siyasetçi Santiago Abascal ve Rumen siyasetçi George Simion gibi milliyetçi isimler destek veriyor. Girişimin yasal yollarla kabul edilmesi için en az yedi üye ülkeden bir milyon imza toplanması gerekiyordu. Organizatörler şu ana kadar resmi prosedürler dışında yaklaşık 600 bin imza topladıklarını belirtirken, geçen hafta Brüksel'de 200 kişilik bir protesto gösterisi düzenlediler.
Avrupa Komisyonu, önerinin kişilerin etnik kökenine dayanarak genel bir yasağa gidildiğini ve bunun AB hukukuna aykırı olduğunu vurguluyor. Karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki Yeşiller grubundan milletvekili Cristina Guarda tarafından da desteklendi. Guarda, girişimi aşırı sağın nefret propagandası olarak tanımlarken, kayıt başvurusunun reddedilmesini yerinde bir karar olarak nitelendirdi.