Avrupa kıtasında etkili olan kuraklık, bilim dünyasında yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Dünya Hava Olaylarını İlişkilendirme (WWA) girişimi tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, kıtadaki kuraklığın temel tetikleyicisinin yağış azlığından ziyade rekor seviyelere ulaşan kavurucu sıcaklar olduğunu ortaya koydu.
Toprak nemi hızla tükeniyor
Bilim insanları, iklim değişikliğinin atmosferin nemi buharlaştırma kapasitesini artırdığını ve bu durumun toprağı hızla susuz bıraktığını belirtiyor. Araştırmaya göre, Batı Avrupa'da tarımsal toprak kuraklığı riski iklim değişikliği nedeniyle beş kat, Doğu Avrupa'da ise 11 kat artmış durumda. Uzmanlar, eskiden yönetilebilir düzeyde olan hafif kurak dönemlerin, aşırı sıcakların etkisiyle artık ciddi birer krize dönüştüğünü ifade ediyor.
Hollanda Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü'nden Dr. Sarah Kew, yağış düzenlerinin karmaşık yapısına rağmen, kuraklığın ana itici gücünün artık aşırı sıcaklar olduğunu vurguluyor. ETH Zürih'ten Dr. Dominik Schumacher ise kış aylarında yağış artsa bile, ilkbahardan itibaren toprağın hızla kurumaya başladığına dikkat çekiyor.
Ekonomik ve sosyal etkiler
Kuraklığın etkileri sadece tarım alanlarıyla sınırlı kalmıyor. Nehirlerdeki su seviyelerinin düşmesi, hem iç su yolu taşımacılığını aksatıyor hem de enerji üretimini baskı altına alıyor. Fransa'da son 50 yılın en kötü mısır hasadının beklendiği, Romanya'da ise bir milyon hektardan fazla ekili alanın zarar gördüğü bildiriliyor. Uzmanlar, bu durumun gıda ve enerji fiyatlarını artırarak özellikle düşük gelirli haneleri daha fazla zorlayacağı konusunda uyarıyor.
Imperial College London'dan Dr. Mariam Zachariah, mevcut ısınma seviyelerinin bile kritik olduğunu belirterek, küresel sıcaklık artışının 2,8 dereceye ulaşması durumunda bu tür kuraklıkların sıradan bir olay haline gelebileceğini ifade ediyor. BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell ise fosil yakıt kullanımının terk edilerek yenilenebilir enerjiye geçişin, bu yıkıcı döngüyü kırmak için tek çözüm yolu olduğunu belirtiyor.