Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, tiroid kanseri tedavisinde kullanılan ve her bir kürü yaklaşık 160 bin liraya mal olan bir ilacın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması talebiyle açılan davada nihai kararını verdi. 2020 yılında İstanbul 42. İş Mahkemesi'nde başlayan hukuki süreç, Yargıtay'ın 13 Nisan 2026 tarihli onama kararıyla sonuçlandı.
Dava süreci, yerel mahkemenin ilk aşamada verdiği ödeme kararının Yargıtay tarafından eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasıyla farklı bir boyuta taşınmıştı. Yargıtay, ilacın hayati önem taşıyıp taşımadığının ve mevcut tedavilere göre daha etkin olup olmadığının üniversite hastanelerinden alınacak raporlarla kanıtlanmasını şart koştu. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan tıbbi raporun, ilacın hastanın yaşam süresini uzattığını ve hayati önem taşıdığını doğrulaması üzerine mahkeme, ödeme yönündeki kararını yineledi.
Yargıtay, onama kararında ilaçların yargı yoluyla ödenebilmesi için gerekli kriterleri de netleştirdi. Buna göre, ilacın tıbben zorunlu olması, bilimsel otoritelerce kabul görmesi ve SGK'nın ilaca dair geçerli bir itirazının bulunmaması gerekiyor. Avukat Burak Kılıçarslan, bu kararın son on yılda hasta lehine kesinleşen ilk onama kararı olduğunu belirterek, benzer durumdaki hastalar için emsal oluşturacağını ifade etti.
SGK yetkilileri ise konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, kurumun geri ödeme listesini belirleme yetkisinin saklı olduğunu vurguladı. Yetkililer, söz konusu ilacın akciğer, meme ve baş-boyun kanserleri için geri ödeme kapsamında olduğunu, ancak tiroid kanseri için Sağlık Bakanlığı'ndan alınmış bir ruhsat bulunmadığını belirtti. Kurum, ruhsatlandırma süreci tamamlandığında geri ödeme çalışmalarının başlatılabileceğini ve mahkeme kararı gereği davacı hastanın tedavi masraflarının karşılandığını bildirdi.