İsveçli fotoğrafçı Karl Werner Gullers'in 1947 yılında İstanbul'u ziyaret ederek çektiği tarihi fotoğraflar, Anadolu Ajansı (AA) görsel arşivine kazandırıldı. İsveç'teki Nordiska Müzesi koleksiyonunda yer alan eserlerin kullanım hakları, uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirilen yasal süreçlerin ardından temin edildi. 200'den fazla kareden oluşan bu özel koleksiyon, İstanbul'un II. Dünya Savaşı sonrası dönemine dair görsel bir bellek oluşturuyor.
Modernleşme ve Gelenek Bir Arada
Gullers'in objektifinden yansıyan kareler, kentin o dönemdeki geçiş sürecini gözler önüne seriyor. Karaköy'de tramvay ve otomobillerin yanı sıra at arabalarının da kullanılması, modern ulaşım ile geleneksel yöntemlerin bir arada varlığını sürdürdüğünü kanıtlıyor. Haliç kıyısında küçük teknelerin arkasında yükselen Süleymaniye Camisi silüeti ise kentin tarihi dokusunun modernleşme çabaları içinde nasıl korunduğunu belgeliyor.
Fotoğraflar sadece mimariyi değil, dönemin insan profilini de detaylandırıyor. Kapalıçarşı'nın tarihi koridorlarında esnafın günlük rutinini, hamalları, halı satıcılarını ve saat tamircilerini yansıtan kareler, dönemin zanaat kültürüne ışık tutuyor. Sokak yaşamında fötr şapka ve kasket gibi aksesuarların yaygınlığı, o günün İstanbul'undaki kültürel çeşitliliği vurguluyor.
Fotoğrafçının Kendi Objektifinden
Koleksiyon, Gullers'in çalışma disiplinine dair de ipuçları barındırıyor. Arşivde, fotoğrafçının bir sokak fotoğrafçısıyla tokalaştığı anlar gibi kişisel kareler de yer alıyor. Kariyeri boyunca Charlie Chaplin, Ingrid Bergman ve Alfred Hitchcock gibi dünya çapında tanınan isimleri fotoğraflayan Gullers, 12 yaşında başladığı meslek hayatında yaklaşık 100 fotoğraf kitabına imza atmıştır.
AA, bu çalışma ile yurt dışındaki kütüphane ve müzelerde bulunan Türkiye konulu görsel belgeleri arşivine katarak ülkenin görsel hafızasını güçlendirmeye devam ediyor. Gullers'in 1947 İstanbul'u, hem mimari hem de sosyal yaşam açısından kentin tarihine önemli bir not düşüyor.