Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, Ukrayna ile Rusya arasında olası bir barış anlaşmasında Türkiye'nin deniz unsurlarına liderlik etmeyi kabul ettiğini açıklaması, Rusya kamuoyunda ve basınında geniş yankı buldu. Kiev'de Ukraynalı mevkidaşı Andriy Sibiha ile bir araya gelen Fidan, güvenlik garantilerinin kara, deniz ve hava unsurlarını kapsayacağını belirterek, bu konuda müttefiklerle anlayış birliği içinde olduklarını ifade etti.
Resmi düzeyde Kremlin, Türkiye'nin barışçıl çözüm arayışlarına yönelik tutumunu olumlu karşıladığını belirtti. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye'nin bu süreçteki rolünden duydukları memnuniyeti dile getirirken, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin de Türkiye'yi bölgesel krizlerin çözümünde etkili bir aktör olarak tanımladı. Ancak bu diplomatik yaklaşıma karşın, Rusya'daki bazı çevreler ve savaş blogcuları, Fidan'ın açıklamalarını Türkiye'nin Karadeniz üzerindeki nüfuzunu artırma çabası olarak yorumladı.
Özellikle aşırı sağcı yayın organları ve Rus savaş blogcuları, Türkiye'nin bu girişimiyle Karadeniz'de daimi bir askeri varlık kurmayı hedeflediğini iddia etti. Bu çevreler, Türkiye'nin bölgedeki askeri kabiliyetlerini genişletme niyetinde olduğunu öne sürerek sert eleştirilerde bulundu. Tartışmaların sürdüğü bir dönemde, Rusya'nın tarım denetim kurumu Rosselhoznadzor'un beş Türk üreticiden çekirdekli meyve ithalatını yasaklaması dikkat çekti. Kurum, karara gerekçe olarak karantina düzenlemelerinin sistematik şekilde ihlal edilmesini gösterdi.
Rusya'daki bazı siyasi yorumcular, bu ithalat yasağını diplomatik bir mesaj olarak değerlendirdi. Sürgündeki siyasi analist Abbas Gallyamov, kurumların siyasi talimatlarla hareket ettiğini savunurken, Rus basını bu durumu jeopolitik bir krizin yansıması olarak ele aldı. Rus yetkililer ise Türkiye ile Suriye ve Libya gibi bölgesel konularda yapıcı etkileşimi sürdürmeye kararlı olduklarını vurgulamaya devam ediyor.