Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik düzenlenen saldırılar, Orta Doğu'da tansiyonu en üst seviyeye taşıdı. Birleşik Arap Emirlikleri, stratejik geçiş noktasında bulunan iki petrol tankerinin İran kruvazör füzeleriyle hedef alındığını duyurdu. Saldırı sonucunda gemilerde yangın çıkarken, bir mürettebat yaşamını yitirdi ve sekiz kişi yaralandı. BAE yönetimi, bu saldırıyı uluslararası hukukun ihlali olarak tanımlayarak gerekli önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu belirtti.
Karşılıklı askeri operasyonlar
Bölgedeki çatışma ortamı, ABD ve İran'ın karşılıklı hamleleriyle genişledi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Güney İran'daki hedeflere yönelik beş saat süren kapsamlı bir operasyon düzenlediğini açıkladı. İran ise bu saldırıya, ABD'ye ait bir savaş gemisini ve Amerika'nın Bahreyn ile Kuveyt'te bulunan askeri üslerini hedef alarak yanıt verdiğini duyurdu. Aynı süreçte Ürdün, hava sahasına giren dört İran füzesinin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Deniz ablukası ve enerji güvenliği
Yaşanan bu sıcak gelişmeler, ABD'nin İran limanlarına yönelik uygulamayı planladığı deniz ablukası öncesinde gerçekleşti. Planlanan abluka, İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemileri hedef alırken, diğer ticari geçişlerin devam etmesine olanak tanımayı amaçlıyor. ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki su yollarının güvenliğini sağlamak adına "Hürmüz Boğazı'nın Muhafızı" olacaklarını ifade ederek, ticari kargolardan ücret alınması önerisinde bulundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise boğazın kontrolünün İran'da olduğunu savunarak bu iddiayı reddetti.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki bu çatışmalar, küresel enerji piyasaları için büyük risk oluşturuyor. Uzmanlar, ticari gemilerin doğrudan hedef alınması ve askeri operasyonların Körfez genelinde yayılmasının, daha geniş çaplı bir bölgesel savaşı tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.