Çocukluk yıllarında ailesiyle sık sık kırsal alanda kurdukları çadırda vakit geçiren Beysun, doğayla iç içe yaşama tutkusunu sürdürüyor. Beysun, tüm ihtiyaçlarını doğal yöntemlerle karşıladıklarını, elektrik kullanmadıklarını, suyu dereden taşıdıklarını, ekmek ve yemeklerini odun ateşinde hazırladıklarını söyledi.

"Böyle bir yaşam içimize işledi. İnsan gözünün gördüğünü arıyor. Biz de bu yaşantıya sevdalandık." diyen Beysun, eski alışkanlıklarını bırakamadığını ifade etti.

Beysun, hayvanlarıyla 50-60 hanenin bulunduğu sakin bir bölgede yaşadığını, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğunu dile getirdi.

Kurt beslemesi nedeniyle bugüne kadar herhangi bir tepkiyle karşılaşmadığını belirten Beysun, görünüşü tamamen kurda benzeyen Çekoslovak ırkının genetik olarak yüzde 70 kurt, yüzde 30 Alman çoban köpeği özellikleri taşıdığını kaydetti.

Beysun, bu cinsin saldırganlık ve itaatsizlik dışında köpek gibi yaşadığını ancak karakter olarak kurt özelliklerini koruduğunu vurguladı.

Köpeklerin çok az havladığını, genellikle uluduğunu ve sürü psikolojisiyle hareket ettiğini anlatan Beysun, yavru bakımında da beraberlik içinde hareket ettiklerini söyledi.