Lala Mustafa Paşa Camisi önünde bir araya gelen, aralarında doktor ile tıp fakültesi öğrencilerinin de bulunduğu sağlık çalışanları, Türk ve Filistin bayrakları eşliğinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla Yakutiye Medresesi'ne kadar yürüdü.

Grup adına açıklama yapan Yusuf Demir, bugün burada, milletin ve bilhassa ümmetin birliğini, dirliğini ve kardeşliğini muhafaza etme gayesiyle 119'uncu kez bir araya gelmiş bulunduklarını söyledi.

Bu meydanda toplanan az sayıdaki insanın ve dünyanın dört bir yanında aynı bilinçle fedakarlık gösterenlerin ortaya koyduğu iradenin küçümsenmeyecek sonuçlar doğurduğunu daha net gördüklerini ifade eden Demir, şöyle konuştu: "Bir zamanlar 'Almadığınız kahveyle, içmediğiniz kolayla mı devireceksiniz şöyle büyük böyle güçlü devletleri?' diyerek boykotu hafife alanların dahi inkar edemeyeceği sonuçları birlikte görmekteyiz. İnternetteki Trends verileri, Filistin'de yaşanan her büyük saldırı sonrasında 'İsrail malları' aramalarının keskin biçimde arttığını göstermektedir. Toplumun ekonomik araçları bir tepki biçimi olarak benimsediğini ortaya koymaktadır. Bu refleks yalnızca bireysel tercihlerle sınırlı kalmamış, bazı belediyeler İsrail ile ticari ilişkisi bulunan firmalarla sözleşmelerini sonlandırmış, sivil toplum kuruluşları boykot listeleri yayımlamış ve alternatif ürün önerileri geliştirmiştir. Türkiye'nin İsraille uluslararası ticaretini sonlandırma kararında da halkın başlattığı ekonomik tepkilerin belirleyici olduğu görülmektedir. Ekonomik veriler, bu tepkinin şirket bilançolarına yansıdığını göstermektedir."

Boykotun üzerlerine düşen bir sorumluluk olduğu gibi taraflarının ve kişiliklerini şekillendiren bir şuur olduğunu vurgulayan Demir, "Filistin Halkının "Hasbunallahi Ve nimel vekil" nidaları bize örnek olmalıdır. Bu süreçte gördük ki siyonlaristler yüksek sesle bağırsalar da, hakikat sessiz çığlığıyla daha yüksek bağırmaktadır ve bu sessiz çığlık maskelerini düşürmüştür" diye konuştu.