Sosyal medyada özel bir okulda 12 yıldır çalışan bir kadın öğretmenin işi bırakma nedeninin açıklandığı videoya denk geldim. Öğretmen, "Bir öğrencimi arkadaşının tabletini alırken ve 'Kimseye söylersen seni döverim' derken yakaladım. Velisini çağırdım. Anne odaya girer girmez üzerime yürüdü 'Sen benim çocuğuma nasıl hırsız dersin. Bizim paraya mı ihtiyacımız var. Bu senin eksik eğitimin yüzündendir. Haddini bil' diye bağırdı. İçeri giren müdür ise beni savunmak yerine, veli gittikten sonra 'Hocam veli çok nüfuzlu, huzurumuz kaçmasın. Çocuğun notunu biraz yüksek ver de gönlü olsun' dedi. O an anladım ki, ben bir öğretmen değil, parası olanın egosunu tatmin bir personelim.

Onurumu korumak için bugün istifamı verdim. Sizce biz çocuk mu yetiştiriyoruz, yoksa dokunulmaz canavar mı?" Bu öğretmenler tarafından gelen onlarca mesajdan bir tanesi. Özel ya da devlet okulu bir fark yok ama özel okullarda bu tarz durumların yaşanması yüzde 80 daha fazla. Kahramanmaraş'ta dokuz çocuğu öldüren İsa Aras Mersinli'nin birinci sınıf emniyet müdürü babası da okul yönetimini baskı altına almıştı. Çocuğunun okuldan gönderilmemesi için elinden geleni yapmıştı! Şimdi okulların önünde polis duruyor, sorunlu çocuklar hakkında risk analizleri yapılıyor, kartlı giriş yaygınlaştırılıyor vs. Bu önlemlerin çoğunun faydasını göreceğimize eminim. Asıl yapmamız gerekenlerden biri de okul müdürlerini lider ruhlu ve kriz yönetimini bilen eğitimcilerden seçmek. Öğretmen arkadaşlarımdan da duyuyordum; veli ve öğrencilerin en ufak şikayetinde öğretmenler hakkında soruşturma açılıyor. Bazı öğretmenler, dışarıda öğrencilerden ya da velilerden dayak yememek için hep alttan alıyor. Özel okullarda durum daha vahim, orada veli ve öğrenci her zaman haklı! Çünkü veli kıymetli bir müşteri. Öğretmenlerin otoritesini ve gücünü artıracak tedbirler de alınmalı. Öğretmene baskı yapan, şiddet uygulayan, tehdit eden vs. veliler için de anında yargı yoluna gidilmeli.

HİCAZ DEMİRYOLU DÖNÜYOR 1900'lü yılların başında Sultan II. Abdülhamid döneminde yapımına başlanan Hicaz Demiryolu, Şam'dan Medine'ye kadar uzanarak Osmanlı'nın bölgedeki lojistik ve askeri ulaşım kapasitesini artırmıştı. Birinci Dünya Savaşı'nda aldığı ağır hasarlar ve sonrasında yaşanan siyasi gelişmeler nedeniyle büyük ölçüde işlevini kaybeden Hicaz Demiryolu, yeniden yapılıyor.

Türkiye ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'ı birbirine bağlayacak Modern Hicaz Demiryolu projesi için fizibilite çalışmaları 2026 yılı sonuna kadar tamamlanacak. Böylece Orta Doğu ile Avrupa arasında alternatif bir lojistik koridor oluşacak. Yolcu, yük taşımacılığı ucuzlayacak ve artacak. Projenin sembolik olarak da anlamı büyük. Sultan II. Abdülhamid "Bu hat, yalnızca bir ulaşım yolu değil; Müslümanların birliğini ve kutsal topraklara hizmeti temsil eden bir eserdir" demişti. Hicaz Demiryolu, Hac yolculuğu içinde farklı deneyimler sunacak.

MİMARLAR DA MI İŞSİZ KALACAK? Yeni yapay zeka girişimi Drafted AI, konut tasarım sürecini kökten değiştirecek bir teknolojiyi hizmete soktu. DonanımHaber'e göre platforma oda sayısı, metrekare ve temel ihtiyaçlar girildiğinde sistem otomatik olarak beş farklı kat planını dakikalar içerisinde üretiyor.

Kullanıcılar beğenmedikleri tasarımlar için yeniden üretim isteyebiliyor ve sınırsız varyasyon elde edebiliyor. Ayrıca platform, oluşturulan tasarımları 360 derece döndürülebilen 3D modeller haline getirerek hem iç mekan hem de dış cepheyi detaylı şekilde inceleme imkânı sunuyor. Kullanıcılar kapı ve pencere yerleşimlerini de detaylı şekilde düzenleyebiliyor. Sistem tüm değişiklikleri anlık olarak 3D görünümde yansıtıyor. Desenize yapay zeka yüzünden mimarlar da işsiz kalacak! Tıptan eğitime, hukuktan yazılım sektörüne yapay zeka birçok çalışanı işsiz bırakacak gibi gözüküyor. Üniversite tercihlerinde yapay zekadaki gelişmeler de dikkate alınmalı!