Bir idareci bir şehrin hem çehresini hem de iklimini bütünüyle değiştirebilir. Van Valisi Ozan Balcı'nın yaptığı gibi. Belediye başkanlığını da uhdesinde bulunduran Ozan Balcı'nın şehrin imar ve ihyası için yaptığı çalışmalar her kesimden vatandaşın takdirini kazanmış. Bu yüzden ne zaman 'valiler kararnamesi' söylentisi çıksa Vanlılar elleri yüreklerinde bekliyorlar. Tabii ki vali beyin görev yeri değişmesin diye... "Biraz daha kalsın, en azından başlattığı projeleri bitirsin" diyorlar. Normalde bir şehirde yaşanan değişimi görmek ve anlamak için yıllar gerekir ama mevzu Van olduğunda birkaç ay dahi yetiyor. Mübalağa ettiğimizi düşünenler meslek büyüğümüz Yavuz Donat'ın birkaç ayda bir Van'a giderek yazdığı yazıları okuyabilirler.
KİTAPLARI SEVEN VALİ Ozan Balcı öteden beri "kitapları seven vali" olarak bilinir. Görev yaptığı her yerde özellikle bundan önceki görev yeri olan Tokat'ta geniş bir eğitim seferberliği başlatmakla tanınıyor. Van'a atanınca bu alaka ve tecrübesini kapsamlı bir modele dönüştürmüş. 'Kitapçılıkta Van Modeli' olarak adlandırabileceğimiz bu yaklaşımın özelliği, okur yazarlığın yaygınlaştırılmasını sadece bir eğitim desteği olarak değil bir toplumsal dönüşüm vasıtası olarak görmesi, İnsanı bir bütün olarak ele alması; maddi ve fiziksel ihtiyaçlarla kültürel ihtiyaçları birbirinden ayırmaması. Vali bey kitabı medeniyet unsuru olarak görüyor ve kültürel bir iz bırakmaya diğer rutin işler kadar, hatta daha çok önem veriyor.
PROJENİN AMAÇLARI Kendisi geçmişte gazetecilik de yapmış bir öğretmen olan Gökhan Arslan, Vali Ozan Balcı'nın bu projedeki yardımcılarından. KitapVan projesini o yönetiyor ve koordine ediyor. "Maksadımız yalnızca çocuklara ücretsiz kitap ulaştırmak değil" diyor. "Okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak, okul ve ilçe kütüphanelerini zenginleştirmek, okumayı ödüllendirmek ve bu sırada yazma becerisini teşvik etmek, bu sayede şehrin kültürel ortamını canlandırmak ve zenginleştirmek. Bölgenin en kadim şehirlerinden olan Van'ı bir kültür merkezine dönüştürmek..." Hakikaten son birkaç yıl içinde şehirde ağırlanan yazarları, düzenlenen okur buluşmalarını, imza günlerini, söyleşileri, kitap kulüplerinin yaygınlaşmasını vs. şöyle bir incelerseniz bu konuda şimdiden epey mesafe alındığını görmek mümkün.
KÜLTÜR İNŞASI Sayılara baktığımızda muhteşem bir iş başarıldığı görülüyor... Birkaç yıl içerisinde yüz binlerce öğrenciye ulaşılmış, kitaplıklara milyonlarca kitap kazandırılmış, yüzlerce okul kütüphanesi yapılmış... Taşra asla ihmal edilmemiş, kitap en ücra köylere kadar ulaştırılmış. Çünkü Vali Ozan Balcı'nın da belirttiği gibi "Bu, basit bir kitap alıp verme meselesi değil, kitabı hayatın içine sokmak için gösterilen bir çaba. Şehrin kültür haritasını yeniden çizmeye dönük bilinçli bir irade. Karakter, dil, fikir ve kültür inşası..." Proje 2022 yılında başlıyor. Gökhan Arslan'ın anlattığına göre Ozan Balcı vali olarak Van'a gelir gelmez Tokat'ta başlattığı kitap projesinin sürdürülmesini isteyen bir irade ortaya koyuyor. Hatta vali beyin kararlılığı anlaşıldıktan sonra "Bu kadar büyük bir işi nasıl yürüteceğiz" tedirginliği bile oluşuyor.
ÜCRETSİZ OLARAK EVLERE GÖNDERİLİYOR İlk aşamada hedef, Van'daki çocukların kitaba erişimini kolaylaştırmak ve okuma faaliyetini günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmek olmuş. Ancak zamanla proje, daha büyük bir organizasyona dönüşmüş. KitapVan'ın en dikkat çekici ayağı, öğrencilerin internet üzerinden ücretsiz kitap talep edebildiği sistem... Öğrenciler yaş ve sınıf düzeylerine göre sisteme giriyor; karşılarına yalnızca kendi seviyelerine uygun kitaplar çıkıyor. Seçtikleri kitaplar hazırlanıp ücretsiz şekilde ev adreslerine gönderiliyor. Öğrencinin yeni bir kitap isteyebilmesi için, önce kendisine gönderilen kitabı okuyup özgün bir yorum yazması gerekiyor. Bütün yorumlar tek tek okunuyor ve değerlendiriliyor... Başka bir yerden alındığı anlaşılan özet ve değerlendirmeler kabul edilmiyor. Böylece çocuk; okuyan, düşünen ve okuduğunu kendi cümleleriyle ifade eden bir özneye dönüşüyor.
ANNEMLE BİRLİKTE OKUYORUM KitapVan'ın bir diğer güçlü boyutu okul kütüphaneleri. Proje başlamadan önce birçok okulda ya müstakil bir kütüphane yokmuş ya da göstermelik kütüphaneler mevcutmuş. Bugün ise modern kitaplıklarla donatılmış yüzlerce okuldan ve yalnızca okul kütüphanelerinde bulunan yaklaşık iki milyon kitaptan söz ediliyor. Üstelik burada standart bir dağıtım anlayışı benimsenmemiş. Spor liselerine kendi alanlarına uygun yayınlar, güzel sanatlar liselerine özel kaynaklar, imam hatip okullarına kendi tematik yapılarını destekleyecek eserler gönderilmiş. Okul öncesi için hareketli kitaplar, özel eğitim öğrencileri için farklı materyaller, görme engelliler için özel yayınlar düşünülmüş. Bu da projenin nicelik kadar nitelik meselesini de ciddiyetle ele aldığını gösteriyor. Projenin etkisi okul sınırlarını da aşmış durumda. İnternete erişimi olmayan köy okullarında öğretmenler öğrenciler adına toplu kitap talep ediyor ve kitaplar kargoyla okullara ulaştırılıyor. Aileler unutulmamış. Sadece öğrenciler değil, anneler de sürece dahil ediliyor; "annemle beraber okuyorum" gibi etkinliklerle çocukların aile içinde kitapla bağ kurması teşvik ediliyor.