İzmir’de güneşin batışı sadece bir doğa olayı değil, günün en önemli anıdır. Özellikle Kordon boyunda batan güneşi izlemek, kentin sakinleri için adeta ruhu dinlendiren günlük bir ritüel haline gelmiştir.

Seferihisar’ın "sakin şehir" (Cittaslow) unvanı, aslında tüm kentin ruh özetidir. İstanbul gibi metropollerin aksine İzmir’de hayat daha dingin ve yavaş akar; burada zaman yarışmak için değil, yaşamak içindir.

İzmirliler için tatil planı yapmak saatler sürmez. Urla, Çeşme veya Seferihisar’a gitmek anlık bir düşüncedir. Hafta sonu geldiğinde planlar aniden yapılır ve yolculuk başlar.

Birçok şehirde deniz kenarında vakit geçirmek özel bir etkinlik sayılırken, İzmir’de bu günlük hayatın en sıradan parçasıdır. Denizle iç içe olmak, İzmirlilerin nefes alma biçimidir.

Dört duvar arasına sıkışmış kafeler yerine; sahiller, parklar ve geniş açık alanlar İzmirlilerin ilk tercihidir. Özgürlük hissi, İzmirli için her zaman kapalı alanlardan daha caziptir.

Hava şartları çok zorlamadığı sürece İzmirliyi evde tutamazsınız. Özellikle Kordon’da yapılan uzun yürüyüşler, günün yorgunluğunu atmak için vazgeçilmez bir rutindir.