Hadi bakalım, yeni bir global salgının(!) eşiğindeyiz... Biraz serüven romanı tadında bir başlangıç... Atlantik'te seyreden Hollanda bandıralı MVHondius adlı yolcu gemisinde patlak verdi hantavirüs... Şu ana kadar 8 vaka görüldü, 3 yolcu hayatını kaybetti. Şimdi gel de kıllanma!.. The Economist'in Aralık 2025-Ocak 2026 Tatil Özel Sayısı'nın kapağındaki geminin güvertesinde elinde kokteyl bardağıyla görülen canavarımsı yaratık neyin nesiydi? Virüs!.. Her şey baştan belli, baştan ayarlı mı?

DSÖ "Yeni bir Kovid değil ancak tedbir şart" açıklaması yaptı, lakin virüsün kuluçka süresinin altı haftaya kadar uzayabildiğini söyleyerek kafaları da karıştırdı. DSÖ ile medya işbirliğinin sonuçlarını biliyoruz; bir ahbabımın deyişiyle "saman alevini yangın olarak algılatmak"ta üzerlerine yok! Herkesin Kovid palavralarından ağzı yandı... Olduğu aşıdan şüpheye düşmemiş kimseyi tanımıyorum... Ama bütün olay "ABD'den TV'lere bağlanıp herkesi bilim ilkelerine bağlı kalmaya çağıracak tiplerin ortaya çıkmasına bakar" diyenler de var. Haksız sayılmazlar...

Gemiden inen ve ülkeye döndükten sonra Tekirdağ'da bir düğüne katıldığı söylenen Türk Youtuber Ruhi Çenet de ilginç bir tip... Bizden çok dünyada tanınan Çenet, Kovid 19'da da sahnedeydi... 3 Şubat 2020'de, yani henüz bütün olay başlarken Çin'e gidip Kovid teşhisi konan insanların yattığı hastanelerden çekim yaptığı biliniyor. Kim bu çocuk? Sosyal medyada şöyle diyenlere rastlıyorum: "Bu çocuk küresel tezgâhların korku ve ikna propagandasında en ön safta kullanılıyor."

Şu da çarpıcı değil mi? Gemi Cape Verde açıklarında karantinada... Ama birçok yolcu çoktan gemiden ayrılmış, evlerine gitmişti. Şimdi telaşla "temas takibi" yapılıyor. Fakat şu soru kafaları kurcalıyor: 2026 FIFA Dünya Kupası ortamı, kitleleri salgına ikna etmek için bir fırsat olabilir mi?

Globalizm nereden yürüyor? Cevap net... Kriz hikâyeleri ve korku üzerinden... Küreselcilerin krizleri karşısında devletlerin boyunları kıldan ince...

Güvenlik ve yaşar kalma ihtiyacı bu gidişle özgürlük ve refah isteğinin önüne geçecek; öyle de oluyor şu an... Ancak bu dönüşümün "sade insan"ın gündelik hayatında öfke problemlerine yol açması kaçınılmaz.