Kışın ağırlığını yavaş yavaş üzerimizden atarken, içimizde tanıdık bir kıpırtı başlıyor: "Hadi dışarı çıkalım." Üstelik bu sadece bize iyi gelmiyor; çocuklar için de bahar, keşfetmenin ve özgürce hareket etmenin en güzel zamanı. Uzun süredir kapalı alanlara sıkışan minikler için doğa adeta yeniden açılan bir oyun alanı.
DOĞA AVINA HAZIRIZ Aslında büyük planlara da gerek yok. En basitinden bir park gezisi bile çocukların enerjisini dengelemeye, ruh halini iyileştirmeye yetiyor. Ama biraz yaratıcılıkla bu anları çok daha özel hale getirmek mümkün. Mesela küçük bir "doğa avı" oyunu kurabilirsiniz. Birlikte belirleyeceğiniz birkaç hedef: sarı bir çiçek, farklı şekilli bir taş, ilginç bir yaprak... Hem dikkatlerini toplar hem de etraflarına daha merakla bakmalarını sağlar. Bahar demek biraz da kirlenmek demek. Toprağa dokunmak, çimenlere uzanmak, hatta biraz çamurla tanışmak... Çocuğun üstü başı kirlendi diye gerilmek yerine, bu anların gelişimin bir parçası olduğunu hatırlamakta fayda var. Çünkü doğayla temas eden çocuk sadece eğlenmez; aynı zamanda öğrenir, sakinleşir ve özgüveni artar.
KÜÇÜK RİTÜELLER LAZIM Bir diğer güzel alternatif ise birlikte küçük ritüeller oluşturmak. Her hafta sonu aynı saatte yapılan bir yürüyüş, bir bankta yenilen atıştırmalıklar ya da birlikte uçurtma uçurmak... Bu basit tekrarlar, çocukların hafızasında yıllar sonra bile sıcak birer anı olarak kalır. Bisiklet sürmek, ip atlamak, top oynamak gibi klasikler ise hâlâ en etkili aktivitelerden. Üstelik bu oyunlara siz de dahil olduğunuzda, çocuk için asıl değerli olan şey ortaya çıkıyor: birlikte geçirilen kaliteli zaman. Bazen bir oyun, uzun uzun yapılan nasihatlerden çok daha güçlü bir bağ kurar. Kısacası bahar, "şimdi değilse ne zaman?" dedirten bir mevsim. Mükemmel bir plan yapmayı beklemeden, kapıyı çekip çıkmak çoğu zaman yeterli. Çünkü çocuklar için en güzel anlar, en sade olanlar. Ve belki de en çok ihtiyaç duydukları şey, sizinle birlikte o anın içinde olmak.
PINAR YILDIZ YÜKSEL'LE AİLE ARASINDA BAŞLADI Sizlere güzel bir haberim var: Bundan sonra Sabah'ın YouTube kanalı için Pınar Yıldız Yüksel'le AİLE ARASINDA adlı bir program yapacağım. Sanatçılar, siyasiler, iş dünyasının başarılı isimleri konuklarım olacak. Birlikte onların görünmeyen yönlerini konuşacağız. Anne ve babalık serüvenlerini, aile olayı, ebeveynlik yaparken zorlandıkları konuları, keşfettikleri yenilikleri, evlat olmayı ve dahasını... Kimi zaman hüzünlenip kimi zaman güleceğiz...
Birbirimizin deneyimlerinden yararlanıp, aslında zorlukların hepimiz için aynı olduğunu göreceğiz. Bu hafta oyuncu ve yazar Başak Sayan'ın evine konuk oldum. Başak Hanım, anne kahvelerimizi yaptı ve hemen daldık çocuklardan konuşmaya. Sayan, "Annelik bir tekamül süreci. Anne olmak beni önceden korkutuyordu, hayatımın alt üst olacağını düşünüyordum. Ama anne olunca zayıf taraflarım güçlendi, sabrı öğrendim. Yeryüzünde anne olmaktan daha büyük bir emek yok" dedi Başak Sayan'la olan derin sohbetimizi aşağıdaki QR kodu okutarak izleyebilirsiniz.
BELGRAD ORMANI Temiz hava, uzun yürüyüş parkurları ve bol oksijen. Yanınıza top ya da bisiklet alın, çocuklar saatlerce sıkılmaz.