2005 yılında ortadan kaybolan Gülcan ve Fatma Alıç kardeşlerin ailesi, 2024'te polise başvurması üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nce kurulan özel ekip, aylar süren çalışma sonunda 2024 yılının Kasım ayında kardeşlerin öldürüldükten sonra bir bağ evinin bahçesine gömüldüğünü tespit etti. Yapılan kazı çalışması sonunda kardeşlerin kemikleri bulundu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sonunda 'Birden fazla kişiyi aynı sebeple taammüden öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle haklarında dava açılan Gülcan Alıç'ın dini nikahla birlikte yaşadığı Behçet Yediminareli ile kuzeni Mevlüt Doğan (61), Yediminareli'nin dini nikahla birlikte yaşadığı Yüksel Kaba ile kız kardeşi Asiye Kaba'nın yargılanmasına devam edildi. Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3'üncü duruşmasına tutuklu sanıklar Behçet Yediminareli ile Mevlüt Doğan, Alıç kardeşlerin yakınları ve avukatlar katılırken, tutuksuz sanıklar Yüksel Kaba ile Asiye Kaba katılmadı.
Duruşmada ilk olarak Mevlüt Doğan savunma yaptı. Doğan, savunmasında suçlamaları reddedip emniyet ve savcılıkta verdiği ifadeleri de kabul etmediğini söyledi. Doğan, "Hepsini Behçet yaptı benim üzerime atıyor suçu. Kadınların hiçbirini tanımıyorum" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Kadınların hiçbirisini tanımıyorsan olayı ilk başta nasıl anlattın. Senin beyanların doğrultusunda bir takım tespitler yapılmış. Senin beyanlarınla uyumlu raporlar var. İlk ifadende her şeyi anlatmışsın nasıl öldürdüğünü, nereye gömüldüğünü, öncesini sonrasını aklında tutar mısın?" deyince Mevlüt Doğan kendisini şöyle savundu: "Para teklif eti, ev vaat etti. Benim ihtiyacım vardı, müşkül durumdayım. Ben o sözüne karşılık ifade verdim ama hiçbir şey vermedi. Behçet ikisini de boğarak öldürmüş. Ben yoktum. Kendisi bana anlattı. Kendisi bana olayı Fatma'yla gerçekleştirdiğini söyledi. Ben olayları kendisinin anlattığı şekilde anlattım. İlk ifademde beni tehdit ettiği için ben olayı beni yönlendirdiği şekilde anlattım. Bana söylediklerini vereceğine kanaat getiremediğim için ifademi geri çektim. Bağ evine daha önce fidan yeri kazmak için gitmiştim. Ben kendimden ve ailemden endişe ediyorum. Aramızda bir husumet yoktu ama bundan sonra olur."
MAHKEME BAŞKANINDAN SANIĞA: SENİN KAÇ TANE EŞİN VAR
Daha sonra Behçet Yediminareli savunma yaptı ve Yediminareli de kuzenini suçladı. Gülcan Alıç'ın eşi olduğunu ve olay günü iş görüşmesi ve eve erzak almak için ayrıldığını dönerken, Mevlüt Doğan'ın kendisini arayıp Gülcan ve Fatma Alıç'ı öldürdüğünü söylediğini öne sürdü. Yediminareli'nin bu sözleri üzerine mahkeme başkanı sanığa, "Nasıl eşin? Senin kaç tane eşin var? Gülcan eşin, Yüksel eşin, Fatma eşin. Hangisi eşin?" diye sordu. Behçet Yediminareli ise Gülcan Alıç'ın dini nikahlı eşi olduğunu söyledi. Mahkeme başkanının savcılıktaki ifadesinde cinayetleri işlediğine dair itirafı olduğunu hatırlatması üzerine Behçet Yediminareli şunları söyledi:
"Gülcan benim dini nikahlı eşimdi. Fatma Alıç'la bunun münasebeti oluyor, bunu da Gülcan görüyor. Daha önceki duruşmada mahkumların beklediği yerde 8-10 kişinin içinde maktulleri kendisinin öldürdüğünü ve benden de para istediğini söyledi. Emniyette baskı vardı ama daha sonra sosyal medyada 'Ben öldürdüm' diye kabadayı kabadayı konuşuyordu. Savcılıkta da aynı şekilde. Sosyal medyada baskı yok, savcılıkta baskı yok. İkisinde de hür iradesiyle kendisinin öldürdüğünü söylüyor. Bende savcılıkta öldürdüğümü söyledim. Fatma Yediminareli'ye çok sinirlendiğim için, ona kızdığım için öyle savcılıkta 'Fatma ile ben öldürdüm' dedim. Ona da sonra çok pişman oldum."
MAHKEME BAŞKANI, YEDİMİNARELİ'NİN 'GÜLCAN GİDERSE BULDUĞUM YERDE ÖLDÜRÜRÜM' YAZILI MEKTUBUNU OKUDU