Yıllardır faili meçhul olarak kalan ve Türkiye'nin en dikkat çeken dosyalarından biri haline gelen cinayette, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in devreye girmesiyle hız kazanan süreçte peş peşe önemli gelişmeler yaşanıyor. Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında dün, Çağla Tuğaltay'ın öldürüldüğü apartmanda başsavcılık vekili, olaya bakan savcı ve Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yer aldığı çalışmada geniş kapsamlı keşif yapıldı. Saatler süren keşfin ardından, olay döneminde apartmanın giriş katında yasaklı madde kullanan iki torunun kaldığı, o evin yasaklı madde kullanan mahalleli ve dışarıdan gelen kişilerin uğrak yeri olduğu iddiası üzerine inceleme başlatıldı.
Yıllardır boş olan giriş kattaki dairede, Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından saatler süren lüminol çalışmasıyla Çağla'ya veya katiline ait kan izleri arandı. Silinmiş kan izlerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan bu uygulamanın sonuçlarının önümüzdeki günlerde ortaya çıkması bekleniyor.
Lüminol çalışması yapılan evin ilginç bir geçmişi bulunuyor. Arkadaşlarıyla yasaklı madde kullandıkları iddia edilen ve o dairede oturdukları belirtilen Faysal Ö. ile Kemal Ö.'nün, dedelerinden boşanan ve üst sokakta oturan babaanneleri Edibe Ölçenoğlu'nu 14 Eylül 2005 tarihinde silahla ateş ederek öldürdükleri ortaya çıktı. Yıllardır cezaevinde bulunan iki torundan Kemal Ö.'nün tahliye olduğu, Faysal Ö.'nün ise halen cezaevinde bulunduğu öğrenildi.
15 yaşındaki Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000 günü okuduğu Levent Kız Meslek Lisesi'nden dönüşte evinde kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından boğazı bıçakla kesilerek katledildi. Olay günü ve sonrasında yapılan çalışmalara rağmen cinayet 26 yıldır çözülemedi.
KATİLİN İZİ 26 YILDIR DNA VE PARMAK İZİNDE
Cinayet dosyasındaki en dikkat çeken detay ise Çağla Tuğaltay'ın tırnaklarının altında katile ait olduğu değerlendirilen DNA ile mutfakta bulunan yabancı bir kişiye ait 3 adet parmak izi örneği oldu. Aradan geçen 26 yıla rağmen bu DNA ve parmak izlerinin kime ait olduğu hâlâ tespit edilemedi.