Tunç, Ahmet Minguzzi ve Atlas isimli çocukların hunharca katledilmesinin Türkiye'yi derinden sarstığını belirterek, "Bir annenin evladını kaybetmesi çok büyük bir acı. Rabbim kimseye göstermesin. O anneler ne derse haklıdır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her iki aileyle de hem yüz yüze hem telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini hatırlatan Tunç, varsa yasal eksikliklerin giderilmesi ve uygulamada yapılması gerekenler konusunda gerekli talimatların verildiğini söyledi. Tunç, bu tür acıların bir daha yaşanmaması için sadece adalet ve hukuk alanında değil; eğitim, aile, gençlik ve sosyal politikalar başta olmak üzere topyekün bir mücadele gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin eleştirilerine sert tepki gösteren Tunç, "Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık. Milletin yargısı haline getirdik" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Bartın TOKİ kura töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayarak gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Adalet Bakanlığı olarak çocukların suça sürüklenmesini önlemeye yönelik bir taslak üzerinde çalıştıklarını ifade eden Tunç, Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesindeki çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin düzenlemeleri hatırlattı. Tunç, 12 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu bulunmadığını, 12–15 ve 15–18 yaş gruplarında ise cezalarda indirim uygulandığını belirtti. Bazı basın yayın organlarında yer alan "İsveç'te ceza sorumluluğu 13'e indiriliyor" haberlerinin yanlış anlaşıldığını söyleyen Tunç, "Bizde ceza sorumluluğu zaten 12 yaşın üstünde. İsveç bunu yeni tartışıyor" dedi. Tunç, "Hazırladığımız taslakta, 18 yaş altı suç işleyen çocuklar bakımından her olayın, suçun işleniş şeklinin, çocuğun eğiliminin ve geçmiş durumunun dikkate alınarak, her dosya bazında hakimlere indirim konusunda takdir yetkisi verilmesini önerdik. Bu önerimizi Meclis grubumuzla paylaştık."

"ÇOCUKLARI SUÇA SÜRÜKLEYEN NEDENLERİ ORTADAN KALDIRMALIYIZ"

Meclis'te kurulan araştırma komisyonunun çalışmalarına dikkat çeken Tunç, "Öncelikle çocukları suça sürükleyen nedenleri tespit etmek ve ortadan kaldırmak gerekiyor. Komisyon akademisyenleri dinliyor, farklı görüşleri değerlendiriyor. Komisyon raporunun ardından yasal düzenleme ihtiyacı tekrar Meclis gündemine gelebilecektir" dedi. Tunç ayrıca, 10. ve 11. Yargı Paketleriyle ceza adaletinin etkinliğini artıran önemli düzenlemelerin hayata geçirildiğini hatırlattı.

ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMASI: HİÇBİR KARANLIK NOKTA KALMAYACAK

Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmanın sürdüğünü belirten Tunç, sürecin titizlikle yürütüldüğünü vurguladı: "Soruşturma devam ediyor. Ölüm sebebi suda boğulma olarak belirlendi ancak boğulma öncesinde herhangi bir şiddete maruz kalıp kalmadığı araştırılıyor. Dijital materyaller incelendi, DNA testleri yapıldı. Cep telefonunun incelenmesi için İspanya Adalet Bakanı'yla bizzat görüştüm. Telefonun açılması için çalışmalar sürüyor." Devletin hiçbir şeyi gizlemesinin söz konusu olmadığını belirten Tunç, "Sorumlular varsa, kim olursa olsun hesap sorulur. Devlet bir üniversite öğrencisi kızımızın hakkını sonuna kadar korur" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yürütülen dezenformasyonlara tepki gösteren Tunç, ailenin acısının istismar edilmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.