CHP'den AK Parti'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, SABAH'a çok özel açıklamalarda bulundu.
CHP'den istifa edip AK Parti'ye katılmanız çok konuşuldu. Neden böyle bir karar verdiniz?
Öncelikle şunu söylemek lazım, yıllarca sol siyasetin içinde olan, sendikacılık görevleri üstlenmiş öğretmen bir anne ve babanın evladıyım. Ailemizin önceliklerinin başında devlet ve vatan sevdası gelir. Siyaset yaptığın parti muhakkak önemlidir fakat Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi 'Söz konusu vatansa gerisi teferruattır' düsturuyla büyümüş, dini değerler ve vatana karşı bakış açısıyla eğitim almış bir kişiyim. Sayın Baykal'ın, Kemal Bey'in ve Özgür Bey döneminde çalıştım. Kemal Bey ile çalışmak çok güzeldi. Adı hiçbir zaman yolsuzluklarla, hırsızlıklarla, ahlaksızlıklarla anılmayan bir insan. Kurultaydan sonra Özgür Özel'in genel başkan olmasıyla yeni bir devir başladı. Genel başkan olarak çalışacağımızı söyledik. Fakat çok sağlıklı çalışamadık. Özgür Özel'in çalışmak istediği başka bir ekip var.
Kılıçdaroğlu'nu desteklediğimiz için tabii çok uyum sağlanamadı. Benim bu arada Afyonkarahisar belediye başkan adaylığım gündeme geldi. Biraz da şöyle herhalde, o dönem grup başkanvekilliğinden de ayrılmayınca aday olursam, koltuk boşalır diye düşünüldü. Aday oldum ancak kazanacağıma ben inanıyordum ama genel merkezin bu noktada inancı yoktu. Hatta CHP'ye yakın kanallarda 'Kazanamaz %5 oy alır, kendini ne zannediyor da İmamoğlu'na kafa tutuyor' gibi başladılar seçimi kazanmamam yönünde propagandaya. Geldim, seçime girdim, Afyonkarahisar'daki hemşerilerimizin oylarıyla seçildim, kazandım. Siyasi olarak kendimi yalnız hissediyordu,m çünkü İmamoğlu'nun partiden kovduğu birisisiniz ve parti onu cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etmiş. Bu durumda tamamen yalnız kalmıştım. Onun için yani zaten bağımsız gibi hissettiğim için CHP'den ayrılıp memleketimin öncelikleri ve vefasını her zaman takdir ettiğim Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la siyaset yapmak için AK Parti'ye katıldım.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde belediye başkanıyken çok başarılı, çok iyi, çok düzgün belediye başkanıydım. AK Parti'ye geçince hırsızlıkla, yolsuzlukla, özel hayatımızla suçlandık. En çok zaten üzüldüğüm nokta bu. Siz hangi siyasi partide ya da hangi görüşte olursanız olun, bir kadının bu şekilde namusuna iftira atılmasına, bel altı siyaset yapılmasına hayatım boyunca karşı durdum. Örnekleri var geçmişte. Ben yıllarca AK Parti'nin karşısında siyaset yaptım ama AK Parti'den böyle bir şey görmedim. Ama bugün AK Parti'ye geçince ne yazık ki karşı taraftan bel altı siyaseti görüyorum. Bu beni çok üzdü.
Peki Cumhurbaşkanımızla ilk görüştüğünüzde ne hissettiniz?