Neredeyse kronikleşmiş bir başlangıç yaptık büyük turnuvalardan online olanına.

Daha önce de kaybederek başlamıştık Hırvatistan’a, İtalya’ya, Portekiz’e, Brezilya’ya karşı.

Ama bu sabah kaybettiğimiz takım grubumuzun görece en zayıf iştirakçisiydi. Bu vesileyle sadece maçı değil öz güvenimizi de kaybettik heyecanımız ve hayallerimizle birlikte.

Ne kadar da seviyoruz dev aynasının karşısına geçmeyi ve oradan racon kesmeyi dünya âleme.

Düşünün ki kadronuzda bulunan tek santraforunuz FC Porto takımının geleceğine yatırım yaptığı ve kısa sürelerle sahaya attığı Deniz Gül. Ve biz çeyrek final, yarı final masalları yazıyoruz ekranlardan, köşelerden, dijital platformlardan.

Konu dışına çıkmak istemezdim ama ülke olarak birçok mevzuda ve mecrada aynı popülist propagandaların veya itikadın hedefi, müşterisi ve mağduru değil miyiz ki? Ekip çalışmasını ve sistem inşasını hiç bir sektörde küresel algoritmaların gerçekliğinde başaramadığımızı ya da önemsemediğimizi unutuyoruz hep. Bu kolektif zaaflarımız da her defasında çarpılıyor suratımıza uluslararası etkinliklerde.