Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Birçok kişi yaş ilerledikçe sabahları daha erken uyandığını ve yeniden uykuya dalmakta zorlandığını fark eder. Eskiden zorla uyanılan saatler, ilerleyen yaşlarda neredeyse alarm kurmaya gerek kalmadan gerçekleşir. Peki, yaş aldıkça değişen bu uyku düzeninin arkasında hangi biyolojik ve zihinsel nedenler yatıyor? İşte, yaş aldıkça erken uyanmanın ardındaki 6 bilimsel gerçek...

İnsan vücudu, sirkadiyen ritim adı verilen içsel bir zamanlama sistemiyle çalışır. Bu sistem; uyku, uyanıklık, hormon salınımı ve vücut ısısını düzenler. Yaş ilerledikçe bu biyolojik saat öne kaymaya başlar.

Uyku hormonu olarak bilinen melatonin, karanlıkla birlikte salgılanır ve uykunun başlamasını sağlar. Ancak yaş aldıkça melatonin üretimi hem azalır hem de daha erken saatlerde zirveye ulaşır.

Dolayısıyla beden, sabah erken saatlerde uyanmaya biyolojik olarak daha hazır hâle gelir.

Genç yaşlarda uykunun büyük bir kısmı derin uyku evresinde geçerken, ilerleyen yaşlarda bu süre belirgin şekilde azalır. Derin uyku azalınca: