Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Havaların ısınması ile doğada polen miktarı artarken, alerjik hastalıklar da kendini göstermeye başladı.
Bahar aylarında sıkça görülen hapşırık, burun akıntısı ve nefes darlığı gibi şikayetler, alerjisi olan kişilerde yaşam kalitesini düşürebiliyor.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, havaların ısınmasıyla bahar alerjisi şikayetlerinin artış gösterdiğini belirterek, alerjik hastalıkların da tedavisi geçmişe göre göre şu anda çok daha iyi durumda olduğunu vurguladı.
Uyarıda bulunan Özlü, “Bahar geldi, havalar ısınıyor, güneşlendik, artık ağaçlar tomurcuklanmaya başladı, toprak yeşillendi, çiçekler açıyor ama bazılarımız için de kabus günleri başladı. Mevsimsel alerjiler söz konusu olan kişilerde hemen baharın gelmesiyle beraber semptomlar başlıyor. Maalesef öksürük, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, geniz akıntısı, boğazda yanma, acıma, sızlama, nefes darlığı, hırıltı, öksürük gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Mevsim boyunca devam edebiliyor. Genelde alerji mevsimi dediğimiz, kış bitiminden diğer kışın başlangıcına kadar geçen zamandır. Bu dönem içerisinde herkesin farklı zamanlarda alerjileri başlayabilir, yoğunlaşabilir. Var olan şikayetler de artma şeklinde olabilir ya da tamamen geçip yeniden şikayetler başlayabilir” diye konuştu.
Prof. Dr. Özlü, “Bizim daha çok gördüğümüz kış bitiminde erken bahar döneminde başlayan şikayetler ağaç polenlerine daha çok bağlıdır. Ama bahar sonu yaza doğru başlayanlar daha çok çim, çayır çimenlerine karşı ortaya çıkan alerjilerdir. Yaz sonunda güze doğru başlayan alerjiler de daha çok yabani otlara karşı onların polenlerine karşı olan alerjilerdir. Ama herkesin alerji mevsimi kendine mahsus. Tabii alerji tedavisinde geçmişe göre şu anda çok daha iyi durumdayız ama önce neye alerji var bunu bilmekte fayda var. Alerji testleri yaparak bunu ölçebiliyoruz çünkü korunmak tedavi kadar önemli. Bazı alerjenlerden kaçınmak mümkün. Tedbirler alarak en azından yoğunluğunu azaltabiliriz. Bazı alerjenlerden de kaçınmak çok mümkün değil. O zaman tedaviler devreye giriyor” ifadelerini kullandı.