İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kamu maliyesini zarara uğratan dev bir şebekeyi takibe aldı. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde odaklanan incelemelerde; kendilerini hastane görevlisi gibi tanıtan bazı eczane aracılarının, veri giriş personeliyle iş birliği yaptığı ortaya çıktı. İstanbul'da kaza gibi haberlerin aksine bu kez suçun merkezi hastane koridorları oldu.
Liderliğini İ.K.'nın, yöneticiliğini ise C.K. ve D.K.'nın yaptığı suç örgütü, hastaneye giriş yapan vatandaşları adım adım izleyerek ağlarına düşürdü. İşlemlerinde yardımcı olma bahanesiyle yaklaştıkları hastaları, piyasa değeri yüksek ilaçlar için önceden anlaştıkları eczanelere yönlendirerek yüklü miktarda komisyon aldıkları belirlendi.
SGK'YI MİLYONLARCA LİRA ZARARA UĞRATTILAR
Şebekenin yöntemi "pes artık" dedirtti. Müfettişlerin ve polisin derinlemesine incelemesi sonucunda, hastaların bilgisi dışında reçetelere fazla sayıda ilaç yazdırıldığı saptandı. SGK üzerinden devlete fatura edilen bu pahalı ilaçların, anlaşmalı eczanelerden temin edilerek üçüncü kişilere "el altından" satıldığı deşifre edildi.
Hem hastaların güvenini kötüye kullanan hem de kamuyu büyük zarara uğratan simsar çetesi, ilaç yolsuzluğuyla haksız kazanç sağladı. Şüphelilerin, hastaları giriş anından itibaren markaja alarak süreci manipüle ettikleri her ayrıntısıyla dosyaya girdi.
Mali Polis, aylar süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye bastı. İstanbul ve Tokat'ta belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Aralarında hastane personeli ve eczacı aracılarının da bulunduğu 25 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.