Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Optik fizik alanında uzun yıllardır kabul gören "yüksek güç kaosa yol açar" kuralı, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) laboratuvarlarında yeniden yazıldı. Bilim insanları, normalde kontrol edilmesi imkansız görülen dağınık lazer ışığının, belirli koşullar altında kendiliğinden organize olarak yüksek odaklı bir "kalem ışına" dönüştüğünü keşfetti. Bu tesadüfi ancak devrim niteliğindeki bulgu, tıp dünyasında "altın standart" kabul edilen görüntüleme hızlarını tam 25 kat artırarak beyin araştırmalarında yeni bir dönemi başlattı.
Optik fiberler üzerinden iletilen lazer ışınları, güç seviyesi artırıldığında genellikle içsel kusurlar nedeniyle dağılır ve bir "ışık gürültüsü" oluşturur. Ancak MIT Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nden (EECS) Doç. Dr. Sixian You ve ekibi, ışığı mükemmel bir açıyla hizalayıp gücü kritik bir seviyeye çıkardıklarında ışığın kaosa teslim olmak yerine, fiberin içindeki düzensizliğe karşı koyarak kristal netliğinde bir ışına dönüştüğünü saptadı.
Bu öz-örgütlenme süreci, karmaşık ve pahalı ışın şekillendirme ekipmanlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Bilim insanları, dâhice bir basitlikle, ışığın kendi dengesini kurmasını sağlayarak biyolojik dokuların derinliklerine nüfuz edebilen, ultra hızlı bir tarama aracı elde etti.
Yeni teknolojinin en heyecan verici uygulama alanı ise insan vücudunun en korunaklı ve gizemli bölgelerinden biri olan kan-beyin bariyeri oldu. Beyni zararlı maddelerden koruyan bu bariyer, ne yazık ki Alzheimer ve ALS gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların da beyne ulaşmasını zorlaştırıyor.
Geleneksel yöntemler bu bariyeri görüntülemek için saatler süren taramalar ve hücreleri boyayan floresan etiketler gerektirirken, MIT'nin "kalem ışını" teknolojisi sayesinde herhangi bir kimyasal etikete ihtiyaç duyulmadan 3 boyutlu görüntüler elde edilebiliyor. Bu yöntem, ilaç moleküllerinin hücreler tarafından emilme hızını ve hangi hücre tipinin ilacı ne kadar kabul ettiğini gerçek zamanlı olarak görmeyi mümkün kılıyor.