Bir dizi ziyaret ve programlara katılmak üzere Erzurum'a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, AK Parti milletvekilleri Fatma Öncü ve Abdurrahim Fırat, belediye başkanları ve partililerle sohbet eden Tekin ve Göktaş, gündemi değerlendirdi.
Muhalefetin karne eleştirilerini hatırlatan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Muhalefetin sudan bahanelerle şahsıma yönelik yüklenmeleri, karne tatili sonrası karnelerle ilgili eleştiri vardı. Ben şunu merak ediyorum; karneyle ilgili o kadar eleştiri yapan muhalefet, biz pazartesi günü okulları açarken Türkiye'de 75 binden fazla okulda çocuklarımızın hepsinin milli birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirecek, onlara bayrak sevgisini millet olma bilincini aşılayacak bayrak seferberliği yaptık. Mesela tek bir tane muhalefet partisi çıkıp 'Teşekkür ederiz arkadaşlar, Allah razı olsun. Bu çocuklara bayrak sevgisini öğretecek güzel bir etkinlik yaptınız' demedi. Maalesef Türkiye'deki muhalefetin yaklaşımı bu. Sadece eleştiri, sadece yalanlar üzerine, sadece iftiralar üzerine ve insanların moral motivasyonunu kıracak, kırmaya yönelik. Temel atmama töreni yapacak, temel atmama törenini de bir marifet olarak ya da şehirlerde trafik artıyor, yol yapmak trafik sorununu daha da büyütecek mantığıyla yatırım yapmamayı marifet olarak gören bir muhalefetle karşı karşıyayız. O yüzden sizin bize verdiğiniz destekler çok kritik" diye konuştu.
Ramazan ayında okullarda çok yoğun etkinlikler yapılacağı bilgisini veren Tekin, şunları söyledi:
"Milli Eğitim Bakanlığı olarak, milli birliğimizi, beraberliğimizi, ulus olma bilincimizi pekiştirecek, bizi bir arada tutan önemli değerlerden bir tanesi olan ramazan ayıyla ilgili olarak çok yoğun bir etkinlik başlatacağız okullarımızda. Sizlere de çocuklarınıza, torunlarınıza bu etkinliklerde aktif olmasını, asıl amacının oruç tutsa da tutmasa da çocuklarımızın bizi bir arada tutan bu değerlerimizi sahiplenmek, bizim millet olma bilincimizi güçlendiren bu değerlerimize sahip olmak konusunda bizim yapacağımız farkındalıklara sizin de destek olmanızı özellikle istirham ediyorum."
'NEZAKETİMİZDEN DAHA FARKLI CÜMLELERİ KURMAK İSTEMİYORUM'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik deprem bölgesi ziyaretiyle ilgili eleştirisine cevaplandıran Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, süreç içinde her kabine toplantısı öncesinde bütün bakan arkadaşlarımız kendi bakanlıklarıyla ilgili 11 ilde yapılanlar yaraların sarılması için yaptıklarımızı anlatmamızı isterdi bizden. Her bakan arkadaşımız kendi bakanlığıyla ilgili sunum yaparken mutlaka deprem bölgesindeki çalışmalarla ilgili bir bilgi ekleyerek başlardı. Sayın Cumhurbaşkanımız her toplantıda bunu takip etti. Bunun neticesinde de şu anda Aile Bakanlığımızdan Adalet Bakanlığımıza, İçişleri Bakanlığımızdan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza kadar bütün bakanlıklar kendi görev alanlarıyla ilgili bu 11 ili adeta yeniden ihya etti. Milli Eğitim Bakanı olarak ortalama bütün illere 5-6 defa gittim. Bugün sayın Özgür Özel'in açıklamalarını okuyorum. Özgür Özel kendisiyle Cumhurbaşkanımızın bölgeye ziyareti üzerinden bir analiz yapıyor. Matematik bilmediği çok açık. Biz kabinedeki bütün bakan arkadaşlarla toplamda kaç yüz defa bölgeye gittik, kaç arkadaşımızı görevlendirdik. Bunların her birisi Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla oraya gitti, her birisi Sayın Cumhurbaşkanımızın bizatihi doğrudan takibiyle işlerini yaptı. 6 Şubat'tan önce bu illerimiz nasılsa ondan daha iyi bir hale getirmeye çaba sarf ettik. Milli Eğitimle ilgili bir rakam vereyim; 6 Şubat günü bu 11 ilde yaklaşık 10 bin sınıfımız kullanılamaz hale geldi, yıkıldı. Biz bu 10 bin sınıfın yerine şu anda yaklaşık 15 bin sınıf yaptık, 10 bin sınıfın da inşaatı devam ediyor. Önümüzdeki eylül ayı itibarıyla okullar açıldığında yıkılan 10 bin sınıfın yerine yaklaşık 25 bin sınıfla eğitim öğretime devam edilecek. Şimdi bütün bunlar varken sayın Cumhurbaşkanımızın bu kadar takibi talimatı varken sadece 6 Şubat'ta bölgeyi ziyaret edip süreci manipüle eden, süreci sabote etmeye çalışan, politik cümleler zikredip Sayın Cumhurbaşkanını suçlamak en basit ifadeyle kolaycılıktır, bir siyasetçinin asla yapmaması gereken şeydir. Nezaketimizden daha farklı cümleleri kurmak istemiyorum. Milli birlik ve beraberlik dediğimiz şey iktidarıyla, muhalefetiyle, siyasetçisiyle, kamu görevlisiyle hep beraber sahip çıkılması gereken bir süreçtir. Hepimizin bu süreçte sorumlulukları var. Herkes bu sorumluluklara sahip çıkmalı. Herkes bu süreçte üstüne düşeni yapmalı ki milli birliğimiz ve beraberliğimiz de kamuoyunda çocukların gençlerin takip ettiği kişiler olarak bu milli birlik sürecine biz de rol model anlamında katkı verelim" diye konuştu.