Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, ülke genelinde faili meçhul cinayetlere yönelik kapsamlı inceleme başlatıldığını duyurmasının ardından, uzun süredir sonuçlandırılamayan dosyalar yeniden ele alınmaya başlandı. Bu kapsamda, Ankara'nın Mamak ilçesinde 1 Şubat 2013 tarihinde evinin önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kemal Güven Aydoğan dosyası da yeniden gündeme geldi.

İlk soruşturmada yargılanan bir sanığın 2014 yılında beraat etmesinin ardından faili meçhul olarak kalan dosya, 2019 yılında yapılan bir ihbarla yeniden hareketlendi. İhbarcı, cinayetin maktulün eşi, kayınpederi ve bir başka şüpheli tarafından işlendiğini öne sürdü. Yapılan incelemelerde taraflar arasında geçmişe dayalı husumet bulunduğu, bu husumetin uyuşturucu ticareti iddiaları ve aile içi anlaşmazlıklardan kaynaklandığı tespit edildi. Ayrıca şüpheliler arasında olay öncesi ve sonrasında dikkat çekici telefon trafiği olduğu belirlendi.

Başlangıçta delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik kararı verilse de, maktulün annesinin itirazı üzerine dosya yeniden açıldı. Derinleştirilen soruşturmada cinayette kullanıldığı değerlendirilen tüfeğin el değiştirdiği ortaya çıkarılarak ele geçirildi. Şüphelilerden biri firar sonrası yakalanarak tutuklanırken, diğer şüphelilerden bazıları da mahkeme kararıyla cezaevine gönderildi. Dosya, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanacak.

OTOPSİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI: "KALP KRİZİ" DENİLEN ÖLÜM CİNAYET ÇIKTI

Faili meçhul kapsamda yeniden değerlendirilen bir diğer dosya ise Ulviye Koyuncu'nun şüpheli ölümü oldu. Ankara'nın Mamak ilçesinde yaşayan 46 yaşındaki Koyuncu, "yürüyüşe gidiyorum" diyerek evinden ayrıldıktan sonra hayatını kaybetti. İlk incelemelerde ölüm nedeni kalp krizi olarak değerlendirilirken, otopsi raporu gerçeği ortaya çıkardı. Adli tıp incelemesinde Koyuncu'nun vücudunda dört farklı etken madde tespit edildi ve ölümün çoklu ilaç zehirlenmesi sonucu gerçekleştiği belirlendi. Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan A.A., maktulle parkta buluştuğunu kabul ederken suçlamaları reddetti. Ancak şüphelinin telefonunda maktule ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 1 milyon lira değerindeki ziynet eşyalarının fotoğraflarının bulunması ve evinde yapılan aramada bu eşyaların ele geçirilmesi üzerine A.A., "kasten öldürme" ve "yağma" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul dosyaların aydınlatılması için kurumsal kapasitenin artırıldığını belirterek, 75 ilde 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı bir inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Gürlek, "Delile dayalı, titiz analiz ve güçlü koordinasyon ile cezasızlığa geçit vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Bu kapsamda kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere kamuoyunda yankı uyandıran dosyaları yeniden inceleyecek. Birim, savcılıklarla koordineli çalışarak teknik ve kriminal analizlerle dosyaların yeniden değerlendirilmesini sağlayacak. Verilere göre faili meçhul cinayetlerin yoğun olduğu iller arasında İzmir, Sakarya ve Trabzon öne çıkarken; Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde de önemli dosyalar üzerinde incelemeler sürdürülüyor.