Programda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın RTÜK ile birlikte hayata geçirdiği "Aile ve Çocuk Dostu Yapımlar Yarışması'nın sonuçları açıklandı. Yarışma kategorisinde ATV'de yayınlanan "Kim Milyoner Olmak İster?" adlı program ödüle layık görüldü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, ATV Genel Müdürü Hacı Ali Türkarslan'a plaket verdi.

Mahinur Özdemir Göktaş, şunları söyledi: "Hepimiz artık şunu çok iyi biliyoruz. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor. Bilgiye erişimi hızlandırıyor. Öğrenme imkânlarını geliştiriyor, iletişim kanallarını genişletiyor. Ancak aynı dijital dünya; insanları zararlı içeriklere, bağımlılıklara ve siber zorbalığa karşı savunmasız bırakıyor. Yapay zekâ, yeni imkânlarla birlikte yeni tehditleri de beraberinde getiriyor. Algoritmalar, kendi hakikatini üretiyor, evlatlarımızın düşünce dünyasını tehdit ediyor. Artık şu soruyu daha açık ve net bir şekilde sormak zorundayız. Çocuklarımız mı dijital dünyayı kullanıyor? Yoksa onların dikkatini, zamanını ve duygularını dijital dünya mı yönetiyor? Dijital anafor dediğimiz şey tam da burada başlıyor. Bir video daha, bir bildirim daha, bir içerik daha, bir kaydırma daha… Çocuklarımız sonsuz kaydırma döngüsünün içine çekiliyor. Bizler de, bu kısır döngü içerisine girebiliyoruz. Bu döngü, basit bir kullanım alışkanlığı olmaktan çıkıyor. Davranışları etkileyen güçlü bir dijital mimariye dönüşüyor. Yani aileler ve fertler, aşırı enformasyon yüküne maruz kalıyor. İşte bu nedenle bugün ekran bağımsızlığını konuşuyoruz. Çünkü esas mesele, teknolojiyi reddetmek değildir."

"ÇOCUKLARIMIZI ALGORİTMALARIN İNSAFINA BIRAKAMAYIZ"

"Mesele; fertlerin ve ailenin dikkatini, zamanını ve duygularını koruyabilmektir. Dijital dünyayla sağlıklı bir ilişki kurmalarını sağlayabilmektir. Ekran bağımsızlığı, ekran karşısında iradeyi kaybetmemek; teknolojiyi insanın, ailenin ve çocuğun gelişimine hizmet eden bir araç olarak tutabilmektir. Bugün, bütün dünya bu meseleyi artık sadece teknolojinin gelişimi olarak görmüyor. Birleşmiş Milletler, çocukların çevrim içi platformlarda korunması için hükümetlere ve teknoloji şirketlerine daha güçlü sorumluluk üstlenme çağrısında bulunuyor. Bu konu insan hakları, mahremiyet, kamu sağlığı, medya okuryazarlığı, yapay zekâ güvenliği ve dijital egemenlik başlıklarıyla ele alınıyor. Çünkü çocuğun karşısında artık tek tek içerikler yok. İçerikleri seçen, sıralayan, öneren ve çocuğu ekranda tutmak üzere tasarlanmış sistemler, algoritmalar var. Bu sistemler verileri topluyor, davranış örüntülerini ölçüyor. Tercihleri analiz ediyor, dikkatleri yönlendiriyor. İnsanlar, yapay zekâ sistemleriyle konuşuyor, algoritmik akışların içinde vakit harcıyor. Bazen gerçek ile kurgu arasındaki sınırları ayırt etmekte zorlanıyor. Bu tablo bize şunu gösteriyor. Evlatlarımızı sadece zararlı içerikten değil; zararlı içeriği onların önüne taşıyan mekanizmalardan da korumak zorundayız. Çocuklarımızı algoritmaların insafına bırakamayız! Elimize sığan telefonların, telefonlara sıkışan bir dünyanın esiri olamayız."

"TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ SORUMLULUK ÜSTLENMELİ"

"Bugün pek çok ülke, bu konuda önlemler alıyor. Yaş doğrulama sistemlerinin mahremiyeti ihlal etmeden kurulması. Platformların çocuk güvenliğini tasarım aşamasından itibaren dikkate alması. Yapay zekâ uygulamalarının olumsuz etkilerinin önceden değerlendirilmesi. Ve teknoloji şirketlerinin denetlenebilir sorumluluklar üstlenmesi. Tüm bu hususlar artık ertelenemez." "Türkiye, dijital kuşatmayı erken fark eden ve bu konuda önleyici, güçlü ve kararlı bir vizyonla hareket eden öncü ülkelerden biridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, her fırsatta bu meselenin, aileyi, nesli ve geleceğimizi ilgilendiren milli bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Çocuklarımızın dijital dünyanın başıboş ve karanlık akışına terk edilmemesi gerektiğini ve bu alanda bütün dünyada güçlü bir farkındalığın öncülüğünü yapıyor. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu kararlı yaklaşımı somut hedeflere dönüştüren bir yol haritasıdır."