Mars ile Dünya arasındaki büyük mesafe nedeniyle komutlar anlık verilemiyor; ekipler her sürüşü Dünya’da ayrıntılı biçimde planlamak zorunda kalıyor. Bu süreçte rota genellikle riskten kaçınmak için birbirine yakın “hedef noktaları” üzerinden adım adım oluşturuluyor. Üretken yapay zekâ destekli yaklaşımın amacı, bu yoğun iş yükünü azaltmak ve keşif aracının daha verimli ilerlemesini sağlamak.

Yeni sistem, yörüngeden elde edilen görüntüler ve arazi eğimi verileri gibi bilgileri analiz ederek kayalar, dik yamaçlar ve taşlık alanları ayırt edebiliyor. Ardından Perseverance’ın güvenle ilerleyebileceği güzergâhı ve ulaşması gereken hedef noktalarını otomatik olarak belirliyor. Böylece daha önce insan ekipler tarafından yapılan karmaşık planlama sürecinin önemli bir bölümü makinelere devredilmiş oluyor.

İki test sürüşünde Perseverance toplamda yaklaşık 456 metre yol aldı. Mars’a komut gönderilmeden önce tüm talimatların ayrıntılı bir “dijital ikiz” üzerinde sınandığı da vurgulanıyor. Uzmanlara göre bu adım, gelecekte keşif araçlarının kilometrelerce mesafeyi daha az insan müdahalesiyle kat edebilmesinin ve bilim ekipleri için ilgi çekici yüzey bulgularını daha hızlı tespit edebilmesinin önünü açabilir.